Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.02.2023 tarihinde ülkemizde yaşanan depremin ülke çapında büyük acıya ve çok sayıda insanımızın mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin depremzedelerin en temel ihtiyaçlarından olan barınma ihtiyacını karşılayabilmesi için bu kapsamda bir nebze de olsa destek olabilmek amacıyla davalıya AFAD standartlarına uygun, 40 adet çadırı siparişi verdiğini ve karşılığında 367.200,- TL ödemişt olduğunu, söz konusu çadırların afet sebepli alındığı ve afetzedeler tarafından kullanılacak olduğu gerek alım tarihi gerekse davalı tarafından düzenlenen fatura içeriği ile de sabit olduğunu, çadırların müvekkiline teslim edildikten sonra sipariş edilenin aksine standartları sağlamadığı, afetzedelerin ihtiyaç ve kullanımına...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/145 Esas KARAR NO : 2024/576
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2024 KARAR TARİHİ : 03/06/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13.06.2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.02.2023 tarihinde ülkemizde yaşanan depremin ülke çapında büyük acıya ve çok sayıda insanımızın mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin depremzedelerin en temel ihtiyaçlarından olan barınma ihtiyacını karşılayabilmesi için bu kapsamda bir nebze de olsa destek olabilmek amacıyla davalıya AFAD standartlarına uygun, 40 adet çadırı siparişi verdiğini ve karşılığında 367.200,- TL ödemişt olduğunu, söz konusu çadırların afet sebepli alındığı ve afetzedeler tarafından kullanılacak olduğu gerek alım tarihi gerekse davalı tarafından düzenlenen fatura içeriği ile de sabit olduğunu, çadırların müvekkiline teslim edildikten sonra sipariş edilenin aksine standartları sağlamadığı, afetzedelerin ihtiyaç ve kullanımına uygun olmadığı yani bir diğer ifade ile ayıplı olduğunun görüldüğünü, bu durum derhal davalıya bildirilmiş olduğunu, ürünlerin iade edileceğinin iletilmiş olduğunu ve bu kapsamda iade faturası da düzenlendiğini, davalının ödenen bedelin iadesini gerçekleştirmemesi üzerine işbu sefer ödenen bedelin iadesinin ihtar yolu ile talep edilmiş olduğunu, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin iade talebini reddetmiş olduğunu, AFAD tarafından açıklanan standartların kendisi tarafından bilinmediğini ifade etmiş olduğunu ve işbu tarihe kadar da iadeyi gerçekleştirmediğini, davalı tarafından ayıplı ürünlerin bedel iadesinin yapılmaması üzerine arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olduğunu ve sürecin anlaşmama şeklinde sonuçlanması üzerine işbu davayı ikame zorunluluğu doğduğunu, haklı davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya ödediği 367.200,-TL'nin (üçyüzaltmışyedibinikiyüz Türk Lirası) davalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari/avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak/tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür....