Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile akdedilen 25/01/2013 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi uyarınca, yıllık brüt 160.000-Euro ücretle göreve başladığını, sözleşmede, müvekkilin 5. seviye bir çalışan olduğunu, şirketin bağlı olduğu uluslararası iş tanımlamaları uyarınca, davacıya uygun görülen 5. seviyeyi karşılayan pozisyon tanımının, Baş Yönetici/İcra Kurulu Başkanı (CEO) olarak belirlendiğini, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin, 5 (beş) yıl süreli ve süre bitiminde hiçbir ihtara ya da ihbara gerek kalmaksızın sona ereceğini, ancak tarafların, sözleşmenin 7.1. maddesinde yer alan düzenleme ile sözleşmenin ilk üç yılını zorunlu asgari hizmet süresi olarak belirlediğini, üç yılın sonunda sözleşmenin şirket...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/242 Esas KARAR NO: 2025/222 DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 18/04/2017 KARAR TARİHİ: 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile akdedilen 25/01/2013 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi uyarınca, yıllık brüt 160.000-Euro ücretle göreve başladığını, sözleşmede, müvekkilin 5. seviye bir çalışan olduğunu, şirketin bağlı olduğu uluslararası iş tanımlamaları uyarınca, davacıya uygun görülen 5. seviyeyi karşılayan pozisyon tanımının, Baş Yönetici/İcra Kurulu Başkanı (CEO) olarak belirlendiğini, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin, 5 (beş) yıl süreli ve süre bitiminde hiçbir ihtara ya da ihbara gerek kalmaksızın sona ereceğini, ancak tarafların, sözleşmenin 7.1. maddesinde yer alan düzenleme ile sözleşmenin ilk üç yılını zorunlu asgari hizmet süresi olarak belirlediğini, üç yılın sonunda sözleşmenin şirket tarafından feshedilmesi halinde, davacıya tazminat ödeneceği hususunda mutabık kalındığını, ödenecek tazminat miktarının da, davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten, sözleşmede öngörülen sona erme tarihine kadar geçen süreye tekabül eden maaşının %50si olarak belirlendiğini, çalışma koşullarının değiştirildiğini, beyanla sözleşmeden kaynaklanan 160.000 Euro tazminat alacağı ve 10.000 TL yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde, müvekkili şirketin CEOsu, baş yöneticisi olduğu belirtildiğinden ve şirketi doğrudan temsil eden davacının konumunun İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesini, davacının çalışma koşullarındaki tüm değişikliklerin mevzuata uygun bir biçimde ve davacıya yazılı olarak bildirmek suretiyle yapıldığını, davacının iş kanununun 22. maddesinde öngörülen altı iş günlük süre içerisinde söz konusu değişiklikleri kabul etmediğini yazılı olarak müvekkili şirkete bildirmemesi nedeniyle değişikliklerin mevzuat gereği davacıyı bağladığını, davacıya çalışma koşullarının değiştirilip, görevlerinden tam ücretli olarak muaf tutulduğu usulünce bildirildiği halde, bu süre içerisinde hiç çalışmadan sekiz ay boyunca tüm maaşlarını (aylık yaklaşık 40.000kırkbin Türk Lirası) itirazsız biçimde alıp kabul ettiğini, bu nedenle çalışma koşullarının haksız bir biçimde değiştirildiği iddiasının reddi gerektiğini, sözleşmede öngörülen koşullara bağlı olan bir hak olduğu bildirilerek sözleşmede öngörülen yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğinin noter kanalı ile kendisine hatırlatıldığı halde davacı tarafından sözleşmede öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, davacının kanundan kaynaklanan kıdem tazminatı alacağının ödendiğini, 31 Ocak ...