Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2025/419 · K. 2025/294
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2025/419 K. 2025/294

E. 2025/419K. 2025/29419 Mart 2025
ihtiyati tedbiristinaf yolukâr payımaddi zarartaşınmaz satışıtazminattedbir kararıyıkım
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin dava konusu 09.01.2023 tarihli sözleşme ile bağlı olduğu vaat gereği; tüm maddi kaynaklarının bu işe aktarılması ve işbu işin tamamlanması maksadıyla sorumluluğu olmadığı halde yüklü miktarda ödemeler yapması, karşılığında ise sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğu sonucuna ulaşması davacı müvekkil açısından yıkım derecesinde olduğunu, müvekkilinin davalı tarafından aldatılması sonucunda uğradığı maddi zararların ve mahrum kalınan bina kar payının bilirkişilerce tespit edilerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etme zaruretlerinin...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/419 KARAR NO: 2025/294 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/12/2024 NUMARASI: 2024/737 Esas, (Derdest) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 19/03/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin dava konusu 09.01.2023 tarihli sözleşme ile bağlı olduğu vaat gereği; tüm maddi kaynaklarının bu işe aktarılması ve işbu işin tamamlanması maksadıyla sorumluluğu olmadığı halde yüklü miktarda ödemeler yapması, karşılığında ise sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğu sonucuna ulaşması davacı müvekkil açısından yıkım derecesinde olduğunu, müvekkilinin davalı tarafından aldatılması sonucunda uğradığı maddi zararların ve mahrum kalınan bina kar payının bilirkişilerce tespit edilerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etme zaruretlerinin doğduğunu, bunun yanında müvekkilinin bu sözleşmenin ticaret alanında faaliyet gösteren müvekkili uzun süre meşgul etmesi ve akabinde geçersiz kalması sebebiyle ticari itibar kaybının bulunduğu, mahrum kalınan karın mahkemece tespiti, hal böyle iken müvekkil lehine maddi tazminata da hükmedilmesini talep etme zaruretlerinin doğduğunu, davalının kötü niyeti açık olup dava konusu arsa üzerinde TMK m. 1010/1 " Mahkemenin dava konusu veya dava konusu yapılacak olan taşınmazın başkasına devrinin yasaklanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı, tapu kütüğüne şerh verilir hükmü gereğince dava konusu taşınmazın kaydı üzerinde İhtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etiklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, yaklaşık ispat şartları bulunmadığından ve alacağın yargılamayı gerektiğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 09/01/2023 tarihli taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi aldatma nedeniyle sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğu, uğradığı zararların ve mahiyetinde bulunanlar kaybının tespiti ve tazmini, sözleşmenin geriye etkili feshi, taşınmazın başkasına devrinin yasaklanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi veya tapu kütüğüne şerh konulmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece 26/12/2024 tarihli ara kararı ile yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı, alacağın yargılamayı geciktirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin şartları oluşmamış ise de, ileride doğabilecek mağduriyetlere istinaden 09/11/2023 tarihli KKİS nin taşınmazın tapu kütüğüne şerhi yönündeki talebinin kabulüne, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi uygun olup davacı vekilinin istinaf ...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1010

b. Tasarruf yetkisinin kısıtlanmasında

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2021/1617 · K. 2025/281

19 Mart 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2021/1589 · K. 2025/289

19 Mart 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2025/225 · K. 2025/284

19 Mart 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2021/1645 · K. 2025/310

19 Mart 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

E. 2025/104 · K. 2025/271

19 Mart 2025