Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ortaklarından ...'nun şirket müdürü sıfatı ile ve şirketi temsilen kötü niyetli bir şekilde fiilen ve hukuken ifa edilmesi mümkün olmayan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşmelere dayanarak yapılan icra takibinin şirketin çalışanları da dahil olmak üzere diğer ortaklarına da kasten hiçbir bilgi vermeyerek kesinleşmesine ve şirketin 769.677,96 Leva zarara uğramasına sebebiyet verdiğini belirterek Bulgaristan Cumhuriyeti - Plovdiv İl Mahkemesi Ticaret Dairesi XI. Heyeti tarafından 28/06/2022 tarihli 260164 nolu ve 55/2020 sayılı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine, davalının mal varlığına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; Türkiye ile...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/25 KARAR NO: 2025/304 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2024 NUMARASI: 2024/66 Esas - 2024/160 Karar DAVA: Tanıma ve Tenfiz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ortaklarından ...'nun şirket müdürü sıfatı ile ve şirketi temsilen kötü niyetli bir şekilde fiilen ve hukuken ifa edilmesi mümkün olmayan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşmelere dayanarak yapılan icra takibinin şirketin çalışanları da dahil olmak üzere diğer ortaklarına da kasten hiçbir bilgi vermeyerek kesinleşmesine ve şirketin 769.677,96 Leva zarara uğramasına sebebiyet verdiğini belirterek Bulgaristan Cumhuriyeti - Plovdiv İl Mahkemesi Ticaret Dairesi XI. Heyeti tarafından 28/06/2022 tarihli 260164 nolu ve 55/2020 sayılı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine, davalının mal varlığına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ikili sözleşmede tenfize ilişkin düzenleme bulunmadığını, uluslararası anlaşmaya dayanan bir mütekabiliyet bulunmadığını, davacının beyanlarında geçen ve mahkeme kararına konu sözleşmenin varlığından diğer ortakların ve yönetim kurulu başkanının haberinin olduğunu, müvekkilinin tenfiz talebine konu bu karara konu sözleşmeye yönelik tüm yükümlülükleri şahsen yerine getirdiğini, ortada herhangi bir zarar bulunmadığını, merhum ...'nun, ..., ... ve müvekkili ile devir sözleşmeleri kapsamında bu husus ile ilgili birbirlerini gayri kabili rücu olmak üzere ibra ettiklerini, müvekkili ile taraflar arasında görülen pek çok davada kullanmak maksadı ile kötü niyetli olarak tenfiz talebinde bulunulduğunu, bu durumun gerek Plovdiv Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda dinlenilen tanık beyanlarıyla ve gerekse de taraflar arsında imza edilen sözleşmelerle sabit olduğunu, icra takibi başlatılmışsa da tüm borcun müvekkili tarafından üstlenildiğini, şirkete tek bir kuruş ödetilmediğini, davacı şirketin tüm ortaklarının ve yönetim kurul başkanının haberi olduğu iş bu sözleşmenin davacı şirketin malzemelerini müvekkiline teslim etmemesi sebebiyle yerine getirilemediğini, açıkça adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, savunma hakkının kısıtlandığını, Türk kamu düzenine aykırılık bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece 14/10/2024 tarihli ara kararla; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin % 15 teminat karşılığında kabulü ile; 817.598,39 Bulgar Levası (15.943.168,60-TL) alacak ile sınırlı olmak üzere, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Mahkemece; Türkiye ile Bulg...