Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinin muvazaalı işlemlere dayalı olduğunun sonradan öğrenildiği ve çeşitli muvazaalı işlemler neticesinde davacının alacağının eksik hesaplandığı ileri sürülerek dilekçenin başlığındaki dava değeri bölümünde belirsiz alacak davasına bağlı olarak şimdilik 100.000 TL'nin talep edildiği ifade edildiği halde sonuç ve istem bölümünde 9.643.000 TL sermaye payı ile açılanmaya muhtaç bir ifade olarak 18.25 milyon TL daire satışından doğal alacak şeklinde 2 kaleme bağlı olarak alacağın tahsiline ve ayrıca dilekçenin başlığında "..." şeklindeki ibareye ve dilekçe içeriğinde ne şekilde tedbir istendiği açıklanmadan sonuç ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2025/273 KARAR NO:2025/784 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:30/10/2024 NUMARASI:2024/751 E - 2024/720 K DAVANIN KONUSU:Alacak KARAR TARİHİ:18/03/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinin muvazaalı işlemlere dayalı olduğunun sonradan öğrenildiği ve çeşitli muvazaalı işlemler neticesinde davacının alacağının eksik hesaplandığı ileri sürülerek dilekçenin başlığındaki dava değeri bölümünde belirsiz alacak davasına bağlı olarak şimdilik 100.000 TL'nin talep edildiği ifade edildiği halde sonuç ve istem bölümünde 9.643.000 TL sermaye payı ile açılanmaya muhtaç bir ifade olarak 18.25 milyon TL daire satışından doğal alacak şeklinde 2 kaleme bağlı olarak alacağın tahsiline ve ayrıca dilekçenin başlığında "..." şeklindeki ibareye ve dilekçe içeriğinde ne şekilde tedbir istendiği açıklanmadan sonuç ve istem bölümünde "müvekkilinin haklarının korunması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine" şeklinde ifadeyle ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkeme, davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirir bir yönü olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gereken bir dava olduğu, taraflardan birinin şirket olmasının bu görev kriterlerine bir etkisinin olmayacağı gerekçesi ile;1-"Mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE ve davanın görev yönünden dava şartı yokluğuna bağlı olarak USULDEN REDDİNE,2-Kararın kesinleşmesine bağlı olarak ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20/1 maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Gerekçede belirtilen şekilde açıklanmaya muhtaç nitelikte olan tedbir/haciz ile ilgili hususların açıklığa kavuşturulması ve karara bağlanması konularının görevli Mahkemece değerlendirilmesine" karar vermiştir.Kararı davalılar vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;eksik inceleme ile karar verildiğini,davacının tacir olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava adi ortaklığın tasfiyesine bağlı olarak alacak talebine ilişkindir.Mahkemece dosya üzerinde tensiple görevsizlik kararı verildiği, davada taraf olan gerçek kişilerin tacir olup olmadıklarına ilişkin bir araştırma yapılmadığı görülmüştür.Davacı vekili istinaf dilekçesinde tarafların tacir olduğunu ileri sürmüştür.Bu nedenle öncelikle mahkemece davada taraf olan gerçek kişilerin tacir olup olmadıklarını ilgili ticaret odası ve ticaret sicil memurluğundan araştırılarak,ayrıca davacı ve davalı gerçek kişinin vergi kayıtları,gelirleri...