Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2022 tarih ve 2021/124 Esas - 2022/80 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/39137 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun davalı şirketin "..." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olmadığını, SMK'nın 5/1-ç maddesine aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin markasında önce çıkan unsurun "BK" ibaresi olduğunu, bu ibarenin müvekkilinin markasını davalının markasından ayırdığını, özellikle hizmet gösterdikleri...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/03/2022 NUMARASI :....
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2022 tarih ve 2021/124 Esas - 2022/80 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/39137 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun davalı şirketin "..." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olmadığını, SMK'nın 5/1-ç maddesine aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin markasında önce çıkan unsurun "BK" ibaresi olduğunu, bu ibarenin müvekkilinin markasını davalının markasından ayırdığını, özellikle hizmet gösterdikleri bölgelerin farklı olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalının İstanbul'da, müvekkilinin ise Bitlis'in Tatvan ilçesinde faaliyet gösterdiğini, hizmet yaptığını, müvekkillinin babasının 1999 yılında "..." ibaresini kullanmaya başladığını, 2018 yılından beridir babalarından devir aldıkları şirketle baba mirasını devam ettirmeye çalıştıklarını ileri sürerek, müvekkili başvurunun reddine dair YİDK'nın 2021-M-1618 sayılı kararının iptaline ve marka tescil başvurularının tüm mal ve hizmetlerde devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin ... faaliyet gösterdiğini, tedarikçi olması sebebiyle de büyük bir kitleye sahip olduğunu, davacının gerek ticaret unvanı, gerek iş yerlerinde kullanılan tabela, gerekse de sosyal medya ve internet sitelerinde, ambalaj, takı kutu ve kılıflarında "..." değil sadece "..." ibaresini kullandığını, dolayısıyla ortalama tüketiciyi yanılgıya düşürdüğünü, davacının, müvekkili ile aynı bölgede hizmet vermediğini iddia etse de müvekkilinin markasının Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında tescilli olduğunu, yaklaşık 30 yılı aşkın süredir kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla berab...