İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 22/03/2006 tarihinde münhasıran davalı .../ ... ürünlerinin Türkiye'de satış ve pazarlamasının yapılması bakımından kurulmuş bir şirket olduğunu, davalılardan ...'ın, diğer davalı ...'nun hakim ortağı konumunda ve davalılarla birlikte hareket etmekte olduğunu, davacı ...'un kuruluş tarihi olan 2006 yılından itibaren davalıların ürünlerinin, Türkiye'deki münhasır distribütörü olarak faaliyet gösterdiğini, davacının münhasıran davalıların ürünlerinin satış ve pazarlamasını yaptığı hususunun davacı şirketin usul ve yasaya uygun şekilde tutulan ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, davalılarca davacının kuruluş amacı, faaliyet konusu ve oluşturduğu müşteri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1142 Esas KARAR NO:2025/98 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2018/398 Esas - 2021/886 Karar TARİH:10/11/2021 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:30/01/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 22/03/2006 tarihinde münhasıran davalı .../ ... ürünlerinin Türkiye'de satış ve pazarlamasının yapılması bakımından kurulmuş bir şirket olduğunu, davalılardan ...'ın, diğer davalı ...'nun hakim ortağı konumunda ve davalılarla birlikte hareket etmekte olduğunu, davacı ...'un kuruluş tarihi olan 2006 yılından itibaren davalıların ürünlerinin, Türkiye'deki münhasır distribütörü olarak faaliyet gösterdiğini, davacının münhasıran davalıların ürünlerinin satış ve pazarlamasını yaptığı hususunun davacı şirketin usul ve yasaya uygun şekilde tutulan ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, davalılarca davacının kuruluş amacı, faaliyet konusu ve oluşturduğu müşteri çevresinin adeta yok sayılarak, 08/03/2018 tarihinde davacı ile gerçekleştirdiği toplantıda, davalıların Türkiye pazarına doğrudan satışlar yapacağının bildirildiğini, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, Türkiye pazarına davalılar tarafından direkt satışlar yapılması ihtimalinde, bu durumun davacının münhasır dağıtıcılık alanının ihlali ve dolayısıyla da taraflar arasındaki münhasır distribütörlük ilişkisinin sona erdirilmesi anlamına geleceğini, taraflar arasındaki ilişkinin usul ve yasaya aykırı şekilde ihlal edilerek, sona erdirilmesi neticesinde müşteri çevresini kaybeden ve ekonomik yönden güç durumda kalan münhasır distribütörün, bu yüzden bir tazminat isteminde bulunabileceği hususunun yasalarla kabul edildiğini, davacının portföy tazminatına ilişkin tüm haklarının saklı tutulduğunu, sair hususların ve konunun sulhen halline hazır olunduğunun karşı tarafa mail yolu ile bildirildiğini ancak karşı taraftan cevap alınamadığını, ayrıca davalı tarafından davacıya Türkiye pazarına direkt satışlar yapacağını bildirdiği 08/03/2018 tarihli toplantıdan sonra, gerek belirtilen toplantıda gerekse sonrasında kendilerine direkt satışlar yapılmasının kesinlikle kabul edilmediğinin belirtilmesine rağmen, adeta bu toplantıda kabul edilerek üzerinde mutabık kalınan bir husus varmış gibi davacıya e-mail mesajı ile davacının bakiye borcu bulunduğunun, bu borç nedeniyle de tüm siparişleri durdurma kararı aldıklarını bildirdiklerini, karşı tarafın mail mesajlarında bahsi geçen borç bakiyesinin gerçekte davacı şirketin tek satıcılığını yaptığı ürünlerden kaynaklanmakta olduğunu, bu borç bakiyesinin davacı şirketin davalılardan ...'dan 2012, 2013 ve 2015 yıllarında deneme amacıyla, kullanılmaması halinde ise ia...