Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin, 2019 yılında kozmetik sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulmuş olup, kısa süre içerisinde tüm Türkiye'de tanınır hale geldiğini ve kozmetik sektörünün en çok satan markalarından biri olduğunu, müvekkilinin, ... markasının ... sayı ile, "..." markasının ... sayı ile ve aynı şekilde "..." logosu içeren başka birçok marka tesciline sahip olduğunu, davalı tarafın, müvekkili şirketle aynı sektörde faaliyet göstermekte olup, müvekkilinin tanınırlığından ve tüketicilerin markaya olan güveninden faydalanmak için kötü niyetli olarak "..." markasını tescil ettirdiğini ..., taklit nitelikte ürünleri ve tasarımları piyasaya sürdüğünü, müvekkili kadar tanınırlığı ve satış adetleri bulunmayan markasını...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/241 KARAR NO : 2023/62
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 11/10/2021 KARAR TARİHİ : 28/03/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/03/2023 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin, 2019 yılında kozmetik sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulmuş olup, kısa süre içerisinde tüm Türkiye'de tanınır hale geldiğini ve kozmetik sektörünün en çok satan markalarından biri olduğunu, müvekkilinin, ... markasının ... sayı ile, "..." markasının ... sayı ile ve aynı şekilde "..." logosu içeren başka birçok marka tesciline sahip olduğunu, davalı tarafın, müvekkili şirketle aynı sektörde faaliyet göstermekte olup, müvekkilinin tanınırlığından ve tüketicilerin markaya olan güveninden faydalanmak için kötü niyetli olarak "..." markasını tescil ettirdiğini ..., taklit nitelikte ürünleri ve tasarımları piyasaya sürdüğünü, müvekkili kadar tanınırlığı ve satış adetleri bulunmayan markasını haksız rekabet teşkil edecek şekilde piyasada satışa sunduğunu, müvekkili tarafından yaratılmış olan "..." içerikli "..." ibareli markaların uzun yıllardır tescilli olup, fiilen de davalının tescillerinden önceki tarihlerden beri yoğun olarak kozmetik ve sağlık sınıflarında kullanıldığını, bu haliyle müvekkilinin tescile dayalı koruması ve önceye dayalı kullanım sebebiyle üstün hakkı bulunduğunu, davalı markasının Latince bir harf olan ".." işaretinin değişik bir formundan ibaret olduğunu, bu işaretin tek başına ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu harfi başkalarının kullanmasının önlenemeyeceği gibi marka sahibine bir tekel hakkı tanımadığını, davalı markası görsel bakımdan incelendiğinde şeklin de bir ayırt ediciliğinin olmadığını, zayıf marka olduğunu iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili her ne kadar davanın esasına ilişkin bir cevap dilekçesi sunmamış ise de, davacı markasının önceki tarihli olmasının kendisine üstün bir hak sağlamadığını, müvekkilinin markası ile davacı markasının herhangi bir benzerlik taşımadığını, tüketiciler yönünden akılda kalıcı hale geldiği anlaşılan "..." ibaresinin ayrıca tescil edilerek koruma altına alındığını, bu doğrultuda "..." ibaresinin "..." kelimesinin son harfi olan "...." harfinden oluştuğu düşünüldüğünde marka olarak tescil hakkının müvekkiline ait olduğunu, davacının müvekkilinin markasının zayıf marka olduğu ve herhangi bir ayırt edici niteliği bulunmadığı yönündeki beyanlarının abesle iştigal olduğunun bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, müvekkili markasının davacı markası karşısında ayırt edici nitelikte olmadığı yönündeki iddiaların haksız ve hukuka aykırı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı adına ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğü...