DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, 14/01/2015 günü meydana gelen bir trafik kazasında davalı araç sürücüsünün tam kusurlu biçimde sol şeritten sağ şeride geçmek isterken davacı aracına çarparak sürüklediğini, kaza sonrasında davacı aracında maddi hasar meydana geldiğini, araç içerisinde ailesi ile birlikte seyahat eden davacı tarafın büyük bir korku geçirerek manevi zarara uğradığını ileri sürerek her bir davacı için 5.000.-TL manevi tazminat ile davacı aracında meydana gelen hasara ve araç mahrumiyetine karşılık 3.050.-TL'nin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. DAVALININ CEVABI : Davalı sigorta şirketi davanın reddini savunmakta kusurun ispatı gerektiğini, manevi tazminatın poliçe kapsamında kalmadığını, hasarla kaza arasında illiyet bağı bulunması gerektiğinden kazanç kaybı taleplerinin yerinde olmadığını, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2015/ KARAR NO : 2018/
HAKİM : KATİP :
DAVACILAR:1- 2- 3- 4- VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- VEKİLİ : Av. 2- VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 20/02/2015 KARAR TARİHİ : 14/11/2018
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, 14/01/2015 günü meydana gelen bir trafik kazasında davalı araç sürücüsünün tam kusurlu biçimde sol şeritten sağ şeride geçmek isterken davacı aracına çarparak sürüklediğini, kaza sonrasında davacı aracında maddi hasar meydana geldiğini, araç içerisinde ailesi ile birlikte seyahat eden davacı tarafın büyük bir korku geçirerek manevi zarara uğradığını ileri sürerek her bir davacı için 5.000.-TL manevi tazminat ile davacı aracında meydana gelen hasara ve araç mahrumiyetine karşılık 3.050.-TL'nin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. DAVALININ CEVABI : Davalı sigorta şirketi davanın reddini savunmakta kusurun ispatı gerektiğini, manevi tazminatın poliçe kapsamında kalmadığını, hasarla kaza arasında illiyet bağı bulunması gerektiğinden kazanç kaybı taleplerinin yerinde olmadığını, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, ancak ihbar tarihinden sonra belgelerin toplanması ile temerrüt oluşabileceğini ileri sürmektedir. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuş, kusurun tamamen davacıya ait olduğunu, davacı sürücünün şerit ihlali yaptığını, araçtaki hasarlı yerler ve kaza sonrası araçların konumu itibariyle kazanın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşemeyeceğini, araç mahrumiyeti zararının haksız olduğunu ileri sürmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Zorunlu trafik sigortacısı da hasım gösterildiğinden dava ticaret mahkemesinin görev alanındadır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf bir trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazada davalı tarafın kusurlu olduğunu, kaza ile hasar arasındaki illiyet bağını ve zarar miktarını ispat etmelidir. Tarafların karıştığı bir trafik kazasının varlığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Ancak kusurun kimde olduğu konusunda ciddi tartışma vardır. Bu nedenle doğrudan Adli Tıp Kurumundan rapor alınması uygun bulunmuştur. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 01/12/2015 günlü yazısı ile dosya ekindeki görüntü kayıtlarından yeterli sonuca ulaşılamadığını belirterek yerinde keşif yapılıp araçların konumları, seyir istikametleri çarpışma noktaları konusunda kroki hazırlanmasını istemiştir. Bunun üzerine mahkememizce bir heyet oluşturulmuş, heyete bir fizikçi de katılmıştır. Bu keşif sonrasında krokili raporlarını sunan bilirkişiler davalının %60, davacının %40 kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirmişlerdir. Bu kanaat yeterli olmadığı ve makul biçimde gerekçelendirilmediğinden önceki karar çerçevesinde ve çizimler esas alınarak rapor hazırlanması için dosya tekrar Adli Tıp Kurumuna gönd...