Anayasa Mahkemesinin 4/2/2021 Tarihli ve E: 2019/89, K: 2021/10 Sayılı Kararı
Karar Özeti
7.5.2021 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 4/2/2021 Tarihli ve E: 2019/89, K: 2021/10 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
Karar Metni
Esas Sayısı : 2019/89 Karar Sayısı : 2021/10 “... 1. 7176 sayılı Bazı Kanunlar ile 635 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7. maddesi ile 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 47. maddesinin beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkranın Anayasaya aykırılığı 7176 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 47. maddesine beşinci fıkradan sonra gelmek üzere yeni bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkra ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün, uhdesindeki ruhsatları bölerek aynı alan için Genel Müdürlükten birden fazla yeni ruhsat talep edebileceği ve Genel Müdürlük tarafından Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü adına yeni ruhsatlar düzenlenebileceği kuralı getirilmiştir. Böyle tek bir çalışma alanında birden fazla ruhsat alma ve farklı faaliyetler yürütme olanağı getirilmiştir. Niçin böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu teklif gerekçesinde açıklanmamıştır. Teklifin söz konusu maddeye ilişkin gerekçesi şöyledir: “ Madde ile, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün uhdesindeki ruhsatları bölerek aynı alan için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden birden fazla yeni ruhsat talep edebilmesi ve Genel Müdürlüğün bu talebi yerine getirebilmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.” Görüldüğü gibi teklif gerekçesinde maddeye niçin ihtiyaç duyulduğu açıklanmamakta yalnızca getirilen düzenlemenin ne olduğu tanımlanmaktadır. Yasanın Komisyonda ve Genel Kurulda görüşmeleri sırasında da teklif sahibi milletvekilleri böyle bir düzenlemeye niçin ihtiyaç duyulduğunu açıklayamamışlardır. Bu nedenle bazı milletvekilleri Komisyonda maddeye ilişkin olarak olumsuz oy kullanmışlardır (bkz. Komisyon Raporu s. 56). Böyle bir düzenlemenin getirilme nedeninin bir çalışma alanının bütünü için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu alınmasının mümkün olmadığı durumlarda faaliyet ruhsatlarını bölerek madencilik faaliyetleri için parça parça ÇED raporu alınmasını sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. Böylece aynı alanda yürütülen madencilik faaliyetlerinin birbiriyle alakasızmış gibi değerlendirmeye tabi tutularak toplam çevresel etkilerinin göz ardı edilmesi sonucunu doğuracağı görülmektedir. Bir alanda yapılacak olan kömür madenciliği, kömür eleme ve kırma, termik santral işletme gibi faaliyetlerin her birini ayrı ayrı ruhsatlandırmak suretiyle faaliyetlerin çevre üzerindeki kümülatif etkisi gözden kaçırılacak ve her bir ruhsat için ayrı ÇED raporu hazırlanması suretiyle normalde faaliyet izni verilmesi mümkün olmayan madencilik faaliyetlerine izin verilmesi mümkün hale gelecektir. Ancak böyle bir uygulamanın doğal çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ve aynı alanda birden fazla faaliyetin aynı anda yürütülmesinin doğuracağı riskler dikkate alınmamıştır. Anayasa’nın 56. maddesine göre herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin görevidir. Bir maden alanında yürütülecek farklı ya da benz...