5.10.2021 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 3/6/2021 Tarihli ve E: 2020/9, K: 2021/37 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“… II. İPTAL İSTEMLERİNİN GEREKÇELERİ Bireysel silahlanmayı yaygınlaştıran her düzenleme yaşam hakkıyla potansiyel olarak çatışma içerisinde olmakla beraber; 7190 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin aşağıdaki üç kısmı, Anayasa’ya aykırılıkları sebebiyle işbu iptal davasının konusunu oluşturmaktadır. A. 7190 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle Değiştirilen 10/7/1953 Tarihli ve 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7 nci Maddesinin Birinci Fıkrasının (3) Numaralı Alt Bendinin Anayasa’nın 2. ve 17. Maddelerine Aykırılığı 1. Anayasa’nın 2. Maddesine Aykırılık (Hukuk Devleti İlkesi) “3. Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıyabileceklerine karar verilen Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları,” Cumhurbaşkanı’na, özel kanunlarda yazılı olanlar dışında silah taşıyabilecek Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları kategorilerinin belirlenmesi yetkisinin verilmesi, Anayasa’nın, 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırıdır. İptali istenen hüküm, Cumhurbaşkanı’na, silah taşıyabilecek Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensuplarının belirlenmesinde ucu açık, kullanım esasları öngörülmemiş, sınırları belli olmayan ve keyfîliğe açık bir yetki vermektedir. Oysa hukuk devleti gereği, Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere kamu makamlarına verilen yetkinin somut ve objektif ölçütlerle çerçevelenmesi gerekir. Bu durum, Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkının korunmasının üzerinde sonuçları olabilecek bir konu söz konusu olduğunda özellikle böyledir. Esasen, halihazırdakiler dışında silah taşıyabilecek yeni bir Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensubu kategorisi öngörülmesi gereği söz konusu olursa, hukuk devletine en uygun yol, söz konusu düzenlemenin Meclis tarafından, ilgili kategoriler somut olarak belirlenerek ve şekli anlamda kanun kapsamında öngörülmek suretiyle gerçekleştirilmesidir. Öyle ki, sınırlanabilen temel hak ve özgürlükler ancak kanunla sınırlanabilirken (Anayasa, m.13), teknik anlamda sınırlama kabul etmeyen yaşam hakkının ortadan kalkmasına yol açma riski olan silah taşıma ve bulundurma olanağının da kanunla düzenlenmesi gerekir. 7190 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi, düzenlendiği şekliyle, hukuk devletinin gerektirdiği öngörülebilirliği içermemekte, Yürütmeye -üstelik yaşam hakkını doğrudan ilgilendiren bir konuda- tanınan yetkinin hangi ölçütlere göre kullanılacağını ve sınırlarının neler olduğunu göstermemektedir. Cumhurbaşkanı’na tanınan bu keyfîliğe açık, sınırsız yetki, Anayasa’nın hukuk devleti ilkesini düzenleyen 2. maddesine aykırıdır. 2. Anayasa’nın 17. Maddesine Aykırılık...