14.7.2021 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 3/6/2021 Tarihli ve E: 2019/114, K: 2021/36 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“… 1. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14 üncü maddesinin (A) fıkrasına üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere eklenen paragrafta yer alan “haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma bulunmaması kaydıyla” ibaresinin Anayasaya aykırılığı 7188 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14. maddesinin (A) fıkrasına eklenen paragraf ile, bazı koşulları sağlamaları halinde serbest avukatlara hususi pasaport verilmesi konusu düzenlenmiştir. Buna göre, baro levhasına yazılı olan ve en az on beş yıl kıdemi bulunan avukatlara, haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma bulunmaması kaydıyla hususi damgalı pasaport verilebilecektir. Böylece, getirilen düzenleme ile, 15 yıl kıdemi olan ve haklarında belirli suçlardan soruşturma ya da kovuşturma bulunmayan avukatlara hususi -“yeşil”- pasaport verilebileceği öngörülmüştür. Buna göre, hususi pasaport hakkından yararlanabilmesi için avukatların iki koşulu sağlaması gerekmektedir. Bunlardan ilki kıdem şartı olup, avukatın en az 15 yıllık kıdemi olması aranacaktır. İkinci olarak ise, söz konusu kıdemdeki avukatlar hakkında belirli suç tiplerinden soruşturma ya da kovuşturma bulunmaması gerekmektedir. Söz konusu koşullar, umumi pasaport alınması için aranan koşullar arasında bulunmamaktadır. Her ne kadar 15 yıllık kıdem ölçütü objektif bir nitelik taşısa ve Anayasa açısından bir sorun taşımasa da, düzenleme, kullanılan ikinci ölçüt itibariyle Anayasa’ya aykırıdır. Söz konusu ikinci ölçüt, ilgili hakkında belirli suçlarla ilgili olarak soruşturma veya kovuşturma bulunmamasını, hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin bir koşul addetmektedir. Öngörülen bu koşul, izah edileceği üzere Anayasa’nın aşağıda sayılan maddelerine aykırıdır. a) Anayasa’nın 38. Maddesine Aykırılık Anayasa’nın 38. maddesinin dördüncü fıkrasında “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” denilmektedir. Masumiyet karinesi olarak nitelenen bu ilke, hukukun evrensel ilkelerinden birisidir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (m.11/1), Kişisel ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (m.14/2) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (m.6/2), söz konusu ilkeyi ifade eden başlıca uluslararası hak koruma belgeleridir. AİHS’nin 6. maddesinin 2. fıkrasına göre : “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır”. Türkiye Anayasası’na göre; savaş, seferberlik ve olağanüstü hallerde dahi bu ilkeye istisna g...