3.3.2021 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 14/1/2021 Tarihli ve E: 2019/104, K: 2021/3 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“Davacı … tarafından davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine açılan sigorta başlangıç tarihinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması davasının yapılan yargılaması sonucunda Kocaeli 6. İş Mahkemesince 28.03.2013 tarihli, 20 12/458 E. , 2013/146 K. sayılı karar ile davacı ...’ın talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1983 olduğunun ve 01.04.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine dair kararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.03.2014 tarihli, 2014/3895 E., 2014/5120 K. sayılı kararı ile “506 sayılı Yasanın 62. maddesindeki, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır, hükmü uyarınca davacının çalıştığı işten ayrılıp ayrılmadığı araştırılıp belirlendikten sonra yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkin olarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulması sonucu Kocaeli 6. İş Mahkemesince verilen 10.06.2014 tarihli 2014/149 E., 2014/277 K . sayılı direnme kararının incelenmesi neticesinde; Davacı vekili 29.03.2012 harç tarihli dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin 01.02.1983 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, 21.01.2010 tarihli dilekçe ile yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, Kurum tarafından düzenlenen 24.02.2010 tarihli yazı ile sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1987 olup 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesi gereği şartları sağlamadığı için tahsis talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1983 olduğunun tespitine, Kurumun 24.02.2010 tarihli 1399778 sayılı işleminin iptali ile dava tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine ve emekliliğe hak kazandığı tarihten itibaren emekli aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili; davacının 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinde belirtilen yaşlılık aylığı şartlarını sağlamadığından müvekkili Kurumun tahsis talebinin reddine dair işleminin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Yerel Mahkemece; davacının 01.02.1983 tarihinde ilk kez sigortalı olarak çalıştığının sabit olduğu, ancak tahsis talep tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin (b) fıkrasının (d) bendinde belirtilen 47 yaş şartını sağlamadığı, 03.02.1965 doğumlu davacının 47 yaş şartını 03.02.2012 tarihinde sağladığı belirtilerek “Davanın kısmen kabulü ile davacının sigortalı hizmet başlangıç tarihinin 01.02.1983 olduğunun ve 01.04.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine” karar verilmiştir. Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay...