Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 12/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili lehine bono düzenlediğini mahkeme huzurunda ikrar ettiğini, davalının mahkeme içi ikrarına binaen işbu alacak davası ikame edildiğini, davalının müvekkili ile tanıştıktan sonra, piyasanın önde gelen avukatlarından biri olduğunu, TMSF'de üst düzey yetkilileri tanıdığını ve sahip olduğu bu sosyal çevre sayesinde müvekkili adına çok değerli taşınmazları ihalelerden kolaylıkla satın alabileceğini söylediğini, müvekkilinin davalının bahsettiği taşınmazları almayacağını ve dolandırıldığını anlayınca ödediği paranın iadesini talep ettiğini, davalının da tahsil ettiği paranın bir kısmına binaen müvekkilinin lehtar olduğu 2.800.000TL tutarında bono düzenlemeyi...
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/523 Esas KARAR NO : 2025/55 DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/09/2024 KARAR TARİHİ : 31/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 12/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili lehine bono düzenlediğini mahkeme huzurunda ikrar ettiğini, davalının mahkeme içi ikrarına binaen işbu alacak davası ikame edildiğini, davalının müvekkili ile tanıştıktan sonra, piyasanın önde gelen avukatlarından biri olduğunu, TMSF'de üst düzey yetkilileri tanıdığını ve sahip olduğu bu sosyal çevre sayesinde müvekkili adına çok değerli taşınmazları ihalelerden kolaylıkla satın alabileceğini söylediğini, müvekkilinin davalının bahsettiği taşınmazları almayacağını ve dolandırıldığını anlayınca ödediği paranın iadesini talep ettiğini, davalının da tahsil ettiği paranın bir kısmına binaen müvekkilinin lehtar olduğu 2.800.000TL tutarında bono düzenlemeyi kabul ettiğini, davalının bonoyu müvekkilinin huzurunda imzaladıktan sonra senedin fotokopisinin çekilmesi gerektiğini beyan ederek senedi çalışanına verdiğini, çalışan bonoyu fotokopi çekmek üzere içeri götürdüğünde bonoyu değiştirdiğini, müvekkiline davalının imzaladığı bonoyu değil; daha öncesinde hazırlanmış bilgisayar ürünü farklı bir bonoyu teslim ettiğini, senedin bilgisayar ürünü, yani sahte olduğu tespit edildiğini, davalı aleyhine ihtiyati hacze hükmedilmediği takdirde davalı alacaklarını semeresiz bırakabileceğini, bu durum uzun yıllardır alacağını tahsil edemeyen ve davalının çeşitli sahte ve hileli hareketleri ile mücadele eden müvekkilinin mağduriyetine sebep olacağını, bu nedenlerden dolayı, telafisi imkansız zararların doğmaması adına davalı malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmişlerdir. CEVAP: Davalılar vekili tarafından sunulan 12/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Düzenleme tarihi olmayan ve fotokopi bir senede istinaden açılan davada mahkememizin görevsiz olduğunu, davacı tarafından sunulan senedin sahte olarak sonradan üretildiğini, bu hususun HMK 208/3 uyarınca ön sorunu olarak ele alınmasının gerektiğini, alacağın iddiası zaman aşımına uğradığını, ... hakkında beraat kararının verildiğini, müteveffa öne sürülen senedi hiçbir şekilde kabul etmediğini, tam aksine müteveffa senedin sonradan sahte olarak üretildiğini ileri sürdüğünü, müteveffanın yazılı veya sözlü bir borcunun olmadığını, davacı tarafından sunulan fotokopi evrak kambiyo vasfını taşımadığından soyut bir borç içeremeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için anılan belgenin fotokopi olmadığı ve taraflarca tanzim edildiği varsayıldığında dahi senette tanzim tarihinin yer almaması sebebiyle belge düzenlendiği tarihte yürürlükte olan eski 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 688 ve 689a göre bir bono olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber düzenleme tarihi olma...