DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak DAVA TARİHİ : 28/07/2017 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025 Taraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 22/02/2021 tarih ve 2020/1421 Esas 2021/252 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/01/2022 tarih ve 2021/2938 Esas 2022/31 Karar onama ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 2021/17182 başvuru numaralı dosyada 03/04/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1086 Esas - 2024/1619 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1086 KARAR NO : 2024/1619
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2018 NUMARASI : 2017/554 Esas 2018/494 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak DAVA TARİHİ : 28/07/2017 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025 Taraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 22/02/2021 tarih ve 2020/1421 Esas 2021/252 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/01/2022 tarih ve 2021/2938 Esas 2022/31 Karar onama ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 2021/17182 başvuru numaralı dosyada 03/04/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli listenin (C) sütununda belirtilen mahkemelere gönderilmesine karar verilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yetkilileri tarafından paranın istendiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdü ile nakit para topladığını, müvekkilinin bu beyanlara güvenerek davalıya toplam 67.643,92 Euro yatırdığını, müvekkilinin parayı geri almak için yaptığı başvurularının sonuçsuz kaldığını belirterek, müvekkili ile davalı arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi olmadığının tespitine, 279.301,75 TL (67.643,92 Euro)'nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının elinde hisse senedi mevcut ise taraflar arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davacıya primli hisse senedi satışı yapmadığını, davacının para yatırma tarihini çelişkisiz bir şekilde açıklamakla yükümlü olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının zamanaşımı iddiasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, taraflar arasında şirket ortaklığına dayalı bir hukuki ilişkiden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, hukuki ilişkinin haksız fiile dayandığı, davalı tarafından SPK'ya sunulan kayıtlarda davacının davalıya 53.282,00 Euro ödediğinin kayıtlı bulunduğu, davacının davalıya ödediğini iddia ettiği miktarın SPK kayıtlarında yer alan miktardan yüksek olduğu...