Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 21/03/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 16/01/2019 tarihinde 2.432.000-TL sermaye ile kurulduğunu, davalının şirketin kurucu ortaklarından biri olduğunu, şirketin tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösterdiğini, davalı .... şirket yönetim ve temsilinde tek yetkili olduğunu, diğer ortakların davalının onayını almadan yetkili olmadıklarını, şirkete yeni ortakların katıldığını ve sermayenin 16.800.000,00-TL ye kadar yükseldiğini, davalının şirket yetki ve görevini kötüye kullandığını, şirket ortaklarını bilgilendirmediğini, ortakların bilgi alamadığını ve şüphe duyduklarını, davalının görevine 16/08/2022 tarihinde son verildiğini, şirketin uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalı .... mal varlığını 3.kişilere...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/329 Esas KARAR NO : 2024/153
DAVA : Alacak (Ticari Mümessillik Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 21/03/2023 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/02/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 21/03/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 16/01/2019 tarihinde 2.432.000-TL sermaye ile kurulduğunu, davalının şirketin kurucu ortaklarından biri olduğunu, şirketin tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösterdiğini, davalı .... şirket yönetim ve temsilinde tek yetkili olduğunu, diğer ortakların davalının onayını almadan yetkili olmadıklarını, şirkete yeni ortakların katıldığını ve sermayenin 16.800.000,00-TL ye kadar yükseldiğini, davalının şirket yetki ve görevini kötüye kullandığını, şirket ortaklarını bilgilendirmediğini, ortakların bilgi alamadığını ve şüphe duyduklarını, davalının görevine 16/08/2022 tarihinde son verildiğini, şirketin uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalı .... mal varlığını 3.kişilere devretmesi halinde müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesinin imkansız hale geleceğinden dolayı teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını ve şirketin uğradığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 1.000-TL tazminatın HMK 107.md kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, bu bağlamda yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; şirket merkezinin mahkememiz sınırları içinde bulunduğu, bu bağlamda davaya bakma görev ve yetkisinin mahkememize ait olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından davalı yönetici aleyhine TTK 644/1-a yollamasıyla aynı kanunun 553.maddesi kapsamında sorumluluk davası açtığı, TTK 618/son maddesi gereğince şirket tarafından açılan sorumluluk davasında ortaklar kurulu kararı alınmasının dava şartı olduğu, tensip kararıyla birlikte davacı tarafa duruşma gününe kadar ortaklar kurulu kararını dosyaya sunması için süre verildiği, duruşma günü olan 11/10/2023 tarihinde kararın sunulmadığı, bu kapsamda davacı tarafa ikinci kez ortaklar kurulu kararı sunması için bir sonraki oturuma kadar süre verildiği, 07/02/2024 tarihli oturumda da ikinci kez süre verildiği halde ortaklar kurulu kararının dosyaya sunulmadığı, bu bağlamda sorumluluk davası için ortaklar kurulu kararının dava şartı olaması, dava açıldığı tarihte bulunmayan dava şartının yargılama aşamasında da iki kez süre verildiği halde tamamlanmadığı, bu nedenlerle davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıkl...