Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2024/1381 · K. 2024/1936
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2024/1381 K. 2024/1936

E. 2024/1381K. 2024/193618 Aralık 2024
tazminatmaddi tazminatmanevi tazminatbilirkişi raporuihtiyati tedbirhaksız rekabetdeğerlemekârlılık oranıtedbir kararımaddi ve manevi tazminatyasal süreistinaf yolusomut gerekçetazminat davasıtespit davasıadil yargılanma hakkı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 1993 yılında kurulduğunu, "..." markasını sektörde meşhur ve maruf hale getirdiğini, ..., ... tescil numaralı "..." markalarının sahibi olduğunu, davalının müvekkillerinin amcası olduğunu ve müvekkilinin markalarından haberdar olduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/402 D.iş sayılı dosyası ile davalının markaya tecavüzünün tespit edildiğini, davalının "..." ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, ancak bu durumun markasal kullanım imkanı tanımadığını, davalının ... kod numarası ile başvuruda bulunduğunu, ancak SMK 155. madde gereği bu markanın savunma amacı olarak kullanılamayacağını, davalı...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2024/1381 Esas KARAR NO:2024/1936 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:24/03/2021 NUMARASI:2021/133 Esas - 2021/59 Karar DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ:16/01/2019 KARAR TARİHİ:18/12/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 1993 yılında kurulduğunu, "..." markasını sektörde meşhur ve maruf hale getirdiğini, ..., ... tescil numaralı "..." markalarının sahibi olduğunu, davalının müvekkillerinin amcası olduğunu ve müvekkilinin markalarından haberdar olduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/402 D.iş sayılı dosyası ile davalının markaya tecavüzünün tespit edildiğini, davalının "..." ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, ancak bu durumun markasal kullanım imkanı tanımadığını, davalının ... kod numarası ile başvuruda bulunduğunu, ancak SMK 155. madde gereği bu markanın savunma amacı olarak kullanılamayacağını, davalı tarafın öncelikle "..." şeklindeki kullanımları ile markalarına tecavüz ettiğini, akabinde ise marka tescili alarak tecavüzü sürdürdüğünü, davalı tarafın müvekkilleri ile benzer ambalaj kullanımlarında da bulunduğunu ve haksız rekabet yarattığını belirterek, bu nedenlerle, tecavüzün tespitine ve şimdilik 3.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, maddi tazminat talebinin SMK 151/2-b md gereğince "tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden " hesaplanmasını talep ettiklerini açıklamıştır. Davacı vekili 01/06/2021 tarihli dilekçe ile 3.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 408.973,20 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 2013 yılında ...'ya kayıt olduğunu, iplik ve kumaş alım satım işleri ile iştigal ettiklerini, ... tescil numaralı markanın sahibi olduğunu, davacının markasının 24. sınıfta tescilli bir marka olduğunu, müvekkillerinin markanın devrini tespit sırasında öğrendiğini, müvekkillerinin kumaş üretmediğini, kumaş ürünleri üzerinde "..." ibaresini kullanmadığını, davacının "..." markasına tecavüz oluşması için "..." ibaresinin kumaş ürünleri üzerinde kullanılması gerektiğini, müvekkillerinin kullanımının 35. sınıfta olduğunu ve bu sınıfta tescilli markalarının olduğunu, müvekkillerinin kullanımlarının davacı tarafın markasına tecavüz teşkil etmediğini, davacının talep edebileceği tazminatın devir sözleşmesinde yer alan bedelle orantılı olması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız olduğunu savunarak, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 24/...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 50

II. Zararın ve kusurun ispatı

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 356

Duruşma yapılması ve karar verilmesi50

full_scan_v1Kanun

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 155

(1) Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha

full_scan_v1Kanun

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 7

(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2023/680 · K. 2024/1956

19 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2024/1351 · K. 2024/1933

18 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2023/674 · K. 2024/1952

19 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2023/684 · K. 2024/1947

19 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2024/1389 · K. 2024/1934

18 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2023/1611 · K. 2025/762

29 Mayıs 2025