Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket yetkililerince güvenilir kişi sıfatıyla davalı şirketin sadece bir tapu işlemini şirket adına yapması için temsilci olarak atandığını, ancak davalı şirketin sadece tapuda işlem yapması için verilen bu temsil yetkisini, müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında, kasten veya zühul eseri olarak ya da sehven dışarıdan bir müdür ataması şeklinde ortaklar kurulu kararı alarak verdiğini, müvekkilinin gerçekten şirket müdürü olarak atanma iradesine sahip olsaydı, şirketin genel kuruluna ait tüm yetkileri ve şirketin olağan işlerine ait tüm işlemleri yapması veya bunları yaptırtmak üzere...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1141 KARAR NO:2024/1854 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/03/2021 NUMARASI:2020/588 Esas - 2021/231 Karar DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/12/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket yetkililerince güvenilir kişi sıfatıyla davalı şirketin sadece bir tapu işlemini şirket adına yapması için temsilci olarak atandığını, ancak davalı şirketin sadece tapuda işlem yapması için verilen bu temsil yetkisini, müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında, kasten veya zühul eseri olarak ya da sehven dışarıdan bir müdür ataması şeklinde ortaklar kurulu kararı alarak verdiğini, müvekkilinin gerçekten şirket müdürü olarak atanma iradesine sahip olsaydı, şirketin genel kuruluna ait tüm yetkileri ve şirketin olağan işlerine ait tüm işlemleri yapması veya bunları yaptırtmak üzere ticari temsilci veya vekiller atamasının gerekeceğini, bu kapsamda şirket kaşesi altına atacağı imza ile resmi kurum ve kuruluşlar nezdinde üçüncü kişi konumundaki müşterilerle olan yazışmalarda ve ticari belgelerde davalı şirketi temsil etmesi, ayrıca şirketin iç işleri kapsamında ortaklar ve çalışanlar ile yapılan yazışma ve işlemlerde şirketi yönetmesi gerekeceğini, müvekkilinin tapu işlemi dışında şirkete ait bu güne kadar hiçbir iş ve işlem yapmadığını, müdür olduğuna dair bir bilgisi, iradesi hatta kanaati olmadığı için şirkete de gitmediğini ve şirket ortaklarına herhangi bir soru sormadığını, müvekkilinin iradesi dışında davalı şirket genel kurulunca alınan karardan müvekkil haberdar olmadığı, önceden böyle bir karara muvafakat vermediğini, sonradan böyle bir görevi kabul ettiğine dair açık veya zımni bir irade beyanında bulunmadığını şirketin tüm iş ve işlemleri incelendiğinde davalı şirket adına müdür/temsilci sıfatı ile hiçbir hukuki işlem tesis etmediğinin görüleceğini, müvekkilinin gerek hukuken gerekse fiilen müdürlük sıfatının doğmamış, davalı şirket genel kurulunca atamaya ilişkin olarak alınan karar icap aşamasında kaldığını, müdürlük görevi yasal bir zorunluluk olmadığı için gerek ortaklar gerekse dışardan atanan üçüncü kişiler böyle bir icaptan haberdar olsa dahi kabul zorunluluğu olmadığını öğrenmesi üzerine 20.09.2014 tarihli dilekçesi ile istifasını sunduğunu, Müvekkilinin 15/09/2014 tarihinde şeklen doğmuş gibi tescil edilmesine rağmen esasen hukuki süreç (icap-kabul) tamamlanmadığı için hiç doğmamış olan müdürlük sıfatının ve yine şeklen davalı şirket genel kurulu kararıyla 29/12/2014 tarihinde son verildiği anlaşılan müdürlük sıfatının, bu tarihler arasında esasen hiç doğmamı...