DAVANIN KONUSU:Alacak " Kıymetli Evraktan Kaynaklanan " BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/12/2024 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın 16/04/2016 düzenleme tarihli, 26/06/2016 vade tarihli ve 16.700,00 TL bedelli bonodan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu, davalı ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/3089 KARAR NO:2024/2680 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/06/2021 NUMARASI:2021/134 Esas, 2021/474 Karar DAVANIN KONUSU:Alacak " Kıymetli Evraktan Kaynaklanan " BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/12/2024 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın 16/04/2016 düzenleme tarihli, 26/06/2016 vade tarihli ve 16.700,00 TL bedelli bonodan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu, davalı ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak anlaşmaya varılamadığını, dava konusu alacağa dayanak bonunun, vade tarihi geçmiş olmasına rağmen davalı tarafından halen ödenmediğini, anılan nedenlerle dava onusu bono tutarı olan 16.700,00 TL'nin, %0,3 oranında komisyon bedelinin ve protesto masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, dava konusu edilen bononun sahte olduğunu, davacının kendisini dolandırdığını, kendilerinin çalınmış kayıp olan senetlerini teslim etmediğini, kasıtlı olarak dolandırıcılık yaptığını, anılan nedenlerle davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince; " ..Davacının davasının REDDİNE,.. " karar verilmiş, bu karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla, "....müvekkil alacaklı banka, dava konusu bonoyu, kredi borçlusu ... mühendislik proje inşaat ve turizm tic. ltd.şti.den ciro yoluyla devir ve teslim almış olup, iyi niyetlidir....davalı alacaklı banka, bonoları iktisap ederken bile bile davacı borçlunun zararına hareket etmemiş olup, davacı borçlunun şahsi defileri senedi ciro yoluyla devralmış iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir....yukarıda açıklanan nedenler ve yargıtay kararları gereğince müvekkil bankanın alacağının tahsili için bono bedellerini talep etmekte açıkça kötüniyeti bulunmadığından, ttk 687/1 maddesine göre keşideci borçlunun lehdar ile arasındaki defileri müvekkil bankaya karşı ileri süremeyecek olması sebebiyle davanın kabulü gerekmektedir. yerel mahkemece eksik ve hatalı inceleme yapıldığından davanın reddi yönünd...