MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2024/801Esas (derdest dava) TARİH: 01/11/2024 (Ara karar tarihi ) KARAR TARİHİ:26/12/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı tarafın kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle davalı şirketin taşınır-taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/11/2024 tarih ve 2024/801 Esas sayılı ara kararında; "Takibe itiraz ile alacağın çekişmeli hale geldiği, alacağın varlığı yargılamayı gerektirmesi İİK m.257 şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1976 KARAR NO: 2024/2102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2024/801Esas (derdest dava) TARİH: 01/11/2024 (Ara karar tarihi ) KARAR TARİHİ:26/12/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı tarafın kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle davalı şirketin taşınır-taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/11/2024 tarih ve 2024/801 Esas sayılı ara kararında; "Takibe itiraz ile alacağın çekişmeli hale geldiği, alacağın varlığı yargılamayı gerektirmesi İİK m.257 şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz, HMKnun 389. vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin özel bir çeşidi olup, şartları ve sonuçları İİKnun 257. maddesinde düzenlendiğini, İİK'nun 257. maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini, Yerleşmiş Yargıtay kararlarında ise alacaklının, alacağın varlığını ve muaccel olduğunu kesin ve tam bir şekilde ispat etmesinin gerekmediği, mahkemeye kanaat verecek deliller getirmesinin yeterli olduğunun ifade edildiğini, aşağıda, davalıya yapılan taşımaların cari hesaptaki açıklamalarının yer aldığı satırda, her bir taşımanın fatura ve taşıma irsaliyesini sunduğunu, evraklarda, taşımanın mahiyeti, nereden nereye yapıldığı, ne taşındığı vb. bilgilerin mevcut olduğunun görüldüğünü, bu belgeler incelendiğinde; müvekkilinin alacağını yaklaşığın da ötesinde kesin ve tam bir şekilde ispatladığını, Bu süreçte, davalının mal kaçırmasının son derece olasıdır ki bu yönde duyumlar aldıklarını, bu durumlarda geçici hukuki himayelerin verilmesi bir yargı geleneği olduğunu, bu nedenle, gerek dava ve usul ekonomisi gerek somut vakıanın gelişimi, maddi kanıtların yoğunluğu, eldeki davanın kabul ile sonuçlanma olasılığı, davalı tarafın mal kaçırma ihtimalinin olması, dava sonunda verilecek kararın işlevsiz kalmaması, alacağın tahsil edilememe riskinin bulunması, bunun da yeni dava ve sorumluluklara yol açacak olması vs. gibi ihtimaller dikkate alınarak davalı tarafın taşınır ve taşınmazları üzerinde alacaklarına ...