Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin %33 hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin aile şirketi olduğunu, müştereken temsil yetkisine sahip olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu başkanı toplantıya çağrı için üyelere yazılı bildirim yapmış olmasına ve müvekkil gün boyu toplantının yapılacağı şirket merkezinde bulunmasına rağmen bir toplantı gerçekleşmediğini, Müvekkili yönetimden uzaklaştırmak isteyen diğer iki ortak ve yönetim kurulu üyesi müvekkile şeklen bir davet göndermiş ancak toplantı yapmaksızın müvekkilin hiçbir dahli olmaksızın aldıkları kararlar ile bir oldu bittiye getirerek davalı şirket genel kurulunu toplantıya davet ettiklerini, diğer iki ortak arasındaki husumet nedeniyle çoğunluk pay sahibi ortaklar 2026...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/438 Esas KARAR NO: 2025/62 DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ: 14/06/2024 KARAR TARİHİ: 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin %33 hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin aile şirketi olduğunu, müştereken temsil yetkisine sahip olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu başkanı toplantıya çağrı için üyelere yazılı bildirim yapmış olmasına ve müvekkil gün boyu toplantının yapılacağı şirket merkezinde bulunmasına rağmen bir toplantı gerçekleşmediğini, Müvekkili yönetimden uzaklaştırmak isteyen diğer iki ortak ve yönetim kurulu üyesi müvekkile şeklen bir davet göndermiş ancak toplantı yapmaksızın müvekkilin hiçbir dahli olmaksızın aldıkları kararlar ile bir oldu bittiye getirerek davalı şirket genel kurulunu toplantıya davet ettiklerini, diğer iki ortak arasındaki husumet nedeniyle çoğunluk pay sahibi ortaklar 2026 yılına kadar görev süresi olan müvekkili yönetimden ve giderek şirketten uzaklaştırmak için gerekli olmadığı halde toplantı gündemine yönetim kurulu seçimine ilişkin madde koymuşlardır. Amaç yeni üye seçerek müvekkilin yönetim kurulu üyeliğine son vermek olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, 04/06/2024 tarihindeki toplantıya davacının katılmadığını, 04/06/2024 tarihinde toplantı yapıldığını ve bu durumun kamera kayıtları ile sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı şirketin 04.06.2024 tarihli genel kurulu toplantıya çağrı kararının butlanı gerekip gerekmediği, davacının belirtilen toplantıya katılıp katılmadığı, toplantı yapılıp yapılmadığı, iddia olunan kararların toplandı dışında alınıp alınmadığı hususlarının tespiti talebine ilişkindir.Davacı vekili 14/01/2025 tarihli dilekçesinde özetle;"dava dosyasından taraflar kendi arasında anlaştığından feragat ediyoruz. Davalı vekili tarafınca da vekalet ücreti talep edilmeyeceği tarafıma iletildiğinden gerekçeli karar yazılırken bu hususun dikkate alınmasını talep ederiz." şeklinde davadan feragat etmiştir.Davalı vekili 16/01/2025 tarihli dilekçesinde özetle; "davacı tarafından 14.01.2025 tarihinde davadan feragat dilekçesi sunulmuştur. Davanın fegarat nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmekteyiz. Karşı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davadan feragat HMK'nın 307. ve 311. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK 307. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle dava...