Mahkememizde görülmekte bulunan Şirket feshi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ...'in davalı şirketin eşit pay sahibi ortakları olduklarını, davalı ...'in şirketin münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiğini, davalının şirketi tamamen kendisine ait gibi yönetip, şirketi zarara uğrattığını, şirketin onaylı bir kasa defteri olmadığını, şirket hesaplarından sürekli şahsi harcamalar yaptığı gibi satın almalarda da usulsüzlükler olduğunu, yurt dışı alımlarda şirket hesaplarından yüklü miktarda paralar çıktığını ancak bu ürünlerin muadil karşılaştırmaları yapılmadığı gibi aracı şirket tarafından fatura edildiği için bu şirketin almış olduğu komisyon sözleşmeye bağlanmadığından kasadan çıkan paranın nereye ve ne şekilde gittiğinin belli olmadığını, şirket depolarında bulunan...
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/372 Esas KARAR NO : 2020/425 DAVA : Şirket Feshi DAVA TARİHİ : 31/08/2020 KARAR TARİHİ : 21/09/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Şirket feshi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ...'in davalı şirketin eşit pay sahibi ortakları olduklarını, davalı ...'in şirketin münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiğini, davalının şirketi tamamen kendisine ait gibi yönetip, şirketi zarara uğrattığını, şirketin onaylı bir kasa defteri olmadığını, şirket hesaplarından sürekli şahsi harcamalar yaptığı gibi satın almalarda da usulsüzlükler olduğunu, yurt dışı alımlarda şirket hesaplarından yüklü miktarda paralar çıktığını ancak bu ürünlerin muadil karşılaştırmaları yapılmadığı gibi aracı şirket tarafından fatura edildiği için bu şirketin almış olduğu komisyon sözleşmeye bağlanmadığından kasadan çıkan paranın nereye ve ne şekilde gittiğinin belli olmadığını, şirket depolarında bulunan stokların raf ömrünün olduğunu, bu tarihin 11.ay olduğu bilinmesine rağmen aynı ürünlerden yeniden mal alımına gidilmesinin vasıflı bir tacirin yapacağı bir şey olmadığını, kasadan yapılan belirsiz harcamalar sebebiyle çift imza yetkisi davalıdan istendiğinde ve kendisi ihtarname çekildiğinde davalının görüşmeden imtina ederek sürekli kaçtığını, en son şirket hesaplarında satış karı ...-Euro'luk bir meblağ olması gerekirken ...-Euro olduğunu, şirketin zarara uğratığını, hesaplarının boşaltıldığını belirterek bazı var olduğu iddia edilen somut örneklere yer verildiği, akabinde şirketin imza yetkisinin tedbir kayyumuna devrine karar verilerek yönetim ve imza yetkilerinin davalıdan alınmasının sağlanması, şirket hesaplarına tedbir konularak para çıkışının engellenmesi, depoda bulunan malların atanan kayyumun kontrolüne geçmesi yönünde tedbir kararı verilmesini, sonuç kısmında da davalı şirketin dava dilekçesinde hukuken davalı olarak yer olmak zorunda olduğundan öncelikle şirketi temsilen temsil kayyumu atanmasını, şirketin feshini, yöneticinin yönetim hakkını ve temsil yetkililerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını, davalı ...'e ait hisselerin diğer ortak ... tarafından devir alınmasına ya da 3.kişilere devrine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davacı asil, ... tarihli dilekçesi ile davadan tüm sonuçları ile birlikte feragat ettiğini bildirmiştir. Dava, şirket ortağı tarafından açılan şirket feshi ve şirket kayyım atanması talebine ilişkindir. Davadan feragat tek taraflı bir irade beyanı olup, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava açıldıktan sonra hüküm kesinleşinceye kadar her safhada feragat mümkündür. Davadan feragat halinde dava konusu uyuşmazlık sona erer ve yargılama şartı ortadan kalkar. Bu kapsamda yargılamaya devam edilmesi mümkün olmadığından, davacı davadan tüm sonuçları ile feragat ettiğinden feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş...