Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, davaya ve takibe konu bono 10.03.2021 düzenleme tarihli, davalı ... emrine düzenlenen, 2.300.000 (ikimilyonüçyüzbin) TL bedelli, 16.06.2021 tediye tarihli ve borçlusu ..., kefili davacı ... olduğunu, bononun borçlu ... ile bono alacaklısı davalı ... tarafından nitelikli dolandırıcılık eyleminde birlikte hareket ederek müvekkilinden haksız tahsilat yapmak amacıyla bononun düzenlendiğini, müvekkili kandırarak ve zorla bono imzalatmaları nedeniyle haklarında soruşturma yürütüldüğünü, müvekkil ev hanımı olup bono alacaklısı ile arasında akdi ilişkinin bulunmadığını, davaya konu bononun asıl borçlu ...'in bononun düzenlenme...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2022/ KARAR NO :2024/
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
ASIL ve BİRLEŞEN ... 1. AS.TİC.MAHK.2022/ ESAS SAYILI DOSYASINDA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN DAVACISI : VEKİLİ :Av.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN DAVALI :
TASFİYE MEMURU :
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA : Menfi Tespit ASIL DAVADA DAVA TARİHİ : 06.01.2022 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ :12.05.2022 KARAR TARİHİ : 20.11.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27.11.2024
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, davaya ve takibe konu bono 10.03.2021 düzenleme tarihli, davalı ... emrine düzenlenen, 2.300.000 (ikimilyonüçyüzbin) TL bedelli, 16.06.2021 tediye tarihli ve borçlusu ..., kefili davacı ... olduğunu, bononun borçlu ... ile bono alacaklısı davalı ... tarafından nitelikli dolandırıcılık eyleminde birlikte hareket ederek müvekkilinden haksız tahsilat yapmak amacıyla bononun düzenlendiğini, müvekkili kandırarak ve zorla bono imzalatmaları nedeniyle haklarında soruşturma yürütüldüğünü, müvekkil ev hanımı olup bono alacaklısı ile arasında akdi ilişkinin bulunmadığını, davaya konu bononun asıl borçlu ...'in bononun düzenlenme tarihinde kısıtlı olduğunu, avalist koşullarının bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00.-TL davalıya borcunun olmadığının tespitine ve %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, kefalet hükümlerinin bonoya uygulanamayacağını, bononun düzenlenme tarihinde borçlunun kısıtlı olup olmadığının bilinemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, bononun düzenlendiği tarihte borçlunun cezaevinden tahliye edildiğini, dolayısıyla kısıtlılık durumunun kendiliğinden kalktığını belirterek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.Buna göre, Türk Medenî Kanunu'nun 407nci maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılan her erginin kısıtlanacağı; 448'inci maddesinde, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin, vesayet altındaki kişiyi tüm hukukî işlemlerinde temsil edeceği; 471'inci maddesinde, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı yönündeki düzenleme gözetilerek; davalı ...'ın şartlı ya da bihakkın tahliye tarihinin araştırılarak adı geçen davalının şartlı ya da bihakkın tahliyesinin gerçekleştiğinin anlaşılması halinde karar tarihi de gözetilerek gıyabi hükmün yöntemince davalı asile tebliğinin sağlanması, vesayet halinin devam etmesi halinde ise başkaca işlem yapı...