Taraflar arasındaki davada Ankara 8. Asliye Hukuk ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, İ.İ.K'nın 89. maddesine dayalı haciz ihbarnamesine karşı açılan istirdat istemine ilişkindir. Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesince; tarafların tacir olduğu ve ticari işletmesinden kaynaklanan nispi ticari davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ise; İ.İ.K'nın 89/3. maddesine dayalı açılan davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanı sıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava...
T.C. ANKARA BAM 13. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/1738 KARAR NO:2024/1707
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1738 KARAR NO : 2024/1707
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024 NUMARASI : 2024/456 Esas 2024/436 Karar
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI
TALEP : Yargı Yerinin Belirlenmesi KARAR TARİHİ : 21/11/2024
Taraflar arasındaki davada Ankara 8. Asliye Hukuk ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, İ.İ.K'nın 89. maddesine dayalı haciz ihbarnamesine karşı açılan istirdat istemine ilişkindir. Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesince; tarafların tacir olduğu ve ticari işletmesinden kaynaklanan nispi ticari davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ise; İ.İ.K'nın 89/3. maddesine dayalı açılan davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanı sıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte dayanak takibin türüne göre görevli mahkemenin belirlenmeye çalışılması halinde tereddütler ortaya çıkacağı, İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı, Ankara 23.Hukuk dairesinin 2...