İSTEMİN ÖZETİ :Sincan İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliği emrinde Polis Memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanunun 8-4/b-6. madde hükmüne istinaden altı ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesi yönünde tesis olunan E:2019/956, K:2020/76 sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada; davacının disiplin cezası ile tecziyesine konu olayın meydana geldiği günle ilgili ileri sürülen iddialar kapsamında, davacı hakkında Ankara Batı 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/176 Esasına kayıtlı kovuşturmanın yürütüldüğü, yargılama neticesinde 03/03/2020 tarih ve K:2020/85 sayılı karar ile davacı hakkında beraat yönünde hüküm kurulduğu, anılan hükmün incelenmesinden, davacının, şikayetçinin ve olay günü orada bulunan...
T.C. ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 2. İDARİ DAVA DAİRESİ ESAS NO : 2022/403 KARAR NO : 2023/1363 İSTEMİN ÖZETİ :Sincan İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliği emrinde Polis Memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanunun 8-4/b-6. madde hükmüne istinaden altı ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesi yönünde tesis olunan E:2019/956, K:2020/76 sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada; davacının disiplin cezası ile tecziyesine konu olayın meydana geldiği günle ilgili ileri sürülen iddialar kapsamında, davacı hakkında Ankara Batı 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/176 Esasına kayıtlı kovuşturmanın yürütüldüğü, yargılama neticesinde 03/03/2020 tarih ve K:2020/85 sayılı karar ile davacı hakkında beraat yönünde hüküm kurulduğu, anılan hükmün incelenmesinden, davacının, şikayetçinin ve olay günü orada bulunan müşterek iki çocuğun beyanlarına başvurulduğunun, davacının ifadesinden suçlamaları kabul etmediğinin, müşterek çocukların ise; annelerinin kendilerini götürmeye çalıştığında gitmek istemedikleri, ağladıkları, babalarının gelip kendilerini arabaya bindirdiği, bu esnada tartıştıkları, ancak babalarının annelerine vurmadığı, vursa idi kendilerinin görecekleri, sadece bağırarak konuştukları şeklinde beyanlarının olduğuna işaret edilerek, davacının eşinin, davacı hakkında yaptığı şikayetlerle ilgili birden fazla Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair kararların mevcudiyetine dikkat çekildikten sonra, davacının eşinin raporunda belirtilen darp izlerinin de eski tarihli olduğunun tespit edildiğine, iddialarının adli muayene raporu ile desteklenmediğine vurgu ile davacının mahkumiyetine yeter delil mevcut bulunmadığının karara bağlandığı, bu durumda, davacının 27/06/2019 tarihinde, eşini darp ettiğinin kabulüne, yukarıda anılan yargı kararı uyarınca imkân bulunmadığı, bununla birlikte, davacı hakkında tanzim olunan disiplin soruşturma raporunda, müştekinin 10/09/2018 tarihinde aldığı genel adli muayene raporundaki bulgulara yer verilmiş ve hatta koruma kararının 14/06/2019 tarihli darp neticesinde tesis edildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının tetkikinden, davacı hakkındaki açık ve/veya kapalı soruşturma ve/veya kovuşturma dosyalarının hiç birinde, suçlama tarihi belirtilen iki tarihe denk gelen kayda rastlanılmadığı, bu tarihlerden 2018 yılındakine ait darp raporu mevcudiyetinin; eylemin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin kabulüne tek başına yeter nitelik ve kabiliyete sahip olmadığı, dolayısı ile disiplin soruşturma raporunda atıf yapılan tüm tarihlerde, davacıya isnat edilen eylemin sübuta erdiğinin hukuken geçerli olacak şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, rapordaki tespitlere itibar edilemeyeceği, diğer yandan, davacı tarafından, yukarıda anılan Aile Mahkemesi'nin 27/06/2019 tarihli kararına rağmen çocukların anneye teslimiyle ilgili yükümlülüğe riayet edilmeyişinin,...