Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözleşme imzalanarak bayilik ilişkisi kurulduğunu, davalı şirket tarafından sözleşmede taahhüt edilen miktarda ürün alımı yapılmadığını, eksik ürün alımından kaynaklı olarak davalının kâr mahrumiyeti ödeme yükümlülüğü bulunduğunu beyanla 1.000,00 USD'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 30.000,00 USD'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi 26.04.2023 tarihinde sona erdikten 1 ay sonra 25.05.2023 tarihinde müvekkili şirkete ihtarname keşide edilerek eksik ürün alım taahhüdünün yerine...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/505 Esas KARAR NO:2024/872
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/08/2023 KARŞI DAVA TARİHİ:15/09/2023 KARAR TARİHİ:18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözleşme imzalanarak bayilik ilişkisi kurulduğunu, davalı şirket tarafından sözleşmede taahhüt edilen miktarda ürün alımı yapılmadığını, eksik ürün alımından kaynaklı olarak davalının kâr mahrumiyeti ödeme yükümlülüğü bulunduğunu beyanla 1.000,00 USD'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 30.000,00 USD'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi 26.04.2023 tarihinde sona erdikten 1 ay sonra 25.05.2023 tarihinde müvekkili şirkete ihtarname keşide edilerek eksik ürün alım taahhüdünün yerine getirilmesinin talep edildiğini, bayilik sözleşmesi kendiliğinden sona erdikten sonra geçmiş 5 yıla ait "yıllık" alım taahhüdünün toplu şekilde yerine getirilmesine dair talebin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuş ve müvekkili şirketin Halk Bankasındaki DBS hesabından çekilen 54.352,70 TL yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle 54.352,70 TL'nin davacı-karşı davalı şirketten tahsiliyle müvekkiline ödenmesine ve müvekkili lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklı cezai şart istemine; karşı dava ise bayilik sözleşmesinden doğan istirdat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Asıl davada; taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalının her yıl 550 ton ürün almayı taahhüt ettiği ve sözleşmenin 5 yıl boyunca yürürlükte kaldığı sabittir. Çekişme; davacının çekince koymaksızın ürün teslim etmeye devam etmesi nedeniyle cezai şart talep edip edemeyeceği, cezai şartın USD cinsinden kararlaştırılmasının mümkün olup olmadığı, mücbir sebep koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarındadır. Davalı tarafından imzalanan Ürün Alım Taahhütnamesinde davacının cezai şartı akdin hitamında da talep edebileceği açıkça kararlaştırıldığından davalının çekince koyulmaksızın akdi ilişkinin sürdürülmesi nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceğine yönelik savunması yerinde görülmemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4521 E. - 2021/7202 K. sayılı kararı). Pandemi, Rusya-Ukrayna Savaşı ve 6 Şubat depreminin mücbir sebep sayılması itirazı yönünden; pandeminin 2020 yılında, savaşın 2022 yılında, depremin ise 2023 yılında gerçekleştiği, 2023 yılında satış miktarında düşüş söz konusu ise de bunun sözleşmenin 26/04/2023 tarihinde sona ermesinden kaynaklandığı, yaklaşık 4 ay olan bu dönemde yapılan 78,23 tonluk satışın...