Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 10.11.2011, 03.01.20 12... .07.2023 tarihli dilekçesindeki anlatımlardan temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hâle getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu, Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve...
2. Ceza Dairesi 2025/2306 E. , 2025/18099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/611 E., 2010/202 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi
Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 10.11.2011, 03.01.20 12... .07.2023 tarihli dilekçesindeki anlatımlardan temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hâle getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu, Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, ilgilinin kendisine veya adına tebliğ yapılabilecek kimselere, belirtilen adreste kanunun gösterdiği usullere göre daha önceden bir tebligatın yapılmış olması gerekmekte olup, sanığın sorgusunda belirtmiş olduğu adresine daha önce her hangi bir geçerli tebligat yapılmamış olması nedeni ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan 01.11.2010 tarihli tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın eski hâle getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine 10.11.2011 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, cadde üzerinde kilitli hâlde park edilen aracı gündüz vakti belirlenemeyen bir şekilde çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen 10.06.2010 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istekleri bu yönden yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.