Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 07.05.2025 tarihli ve 2022/13335 Esas, 2025/8305 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2025 tarihli ve 2-2021/114501 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Hırsızlık suçu yönünden; sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca cezalandırılmasının talep edilmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 3. fıkrası uyarınca cezanın alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi nedeniyle istemi aranmadan müdafi görevlendirilmesi ve müdafinin de duruşmalarda hazır bulunması...
2. Ceza Dairesi 2025/10793 E. , 2025/17997 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1630 E., 2021/1701 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 07.05.2025 tarihli ve 2022/13335 Esas, 2025/8305 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2025 tarihli ve 2-2021/114501 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Hırsızlık suçu yönünden; sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca cezalandırılmasının talep edilmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 3. fıkrası uyarınca cezanın alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi nedeniyle istemi aranmadan müdafi görevlendirilmesi ve müdafinin de duruşmalarda hazır bulunması gerektiği konusunda kuşku olmamakla birlikte, ilk derece mahkemesinin müdafi atamadan yargılamaya devam etmesi ile atanan müdafinin duruşmada hazır bulunmaması arasında bir fark bulunmaması gerektiği, iddianamedeki nitelendirmeye veya ek savunma verilerek uygulanması gereken hükümlere göre zorunlu müdafi atanması gerektiği durumlarda, müdafi atanmaması veya atanan müdafinin duruşmada hazır bulundurulmaması durumunda, müdafinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlleri dışında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 188. maddesinin 1. fıkrasına aykırı davranılmış olunduğu ve bu hukuka aykırılığın da 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin atıfta bulunduğu anılan Kanun'un 289. maddesinin 1. fıkrasının (e) kapsamında bölge adliye mahkemelerine bozma yetkisi verdiğinin değerlendirildiği, öte yandan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30/06/2009 tarih ve 169-1 86... /09/2003 tarih ve 230-236 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da belirttiği üzere Daireler tarafından “kabule göre” yapılan bozmaların yerel mahkeme uygulamasının hatalı görülen yönüne, uyarma ve yol gösterme amacıyla değinmekten ibaret olup, direnmeye konu olamayacağı da istikrarlı olarak kabul edildiğinden bölge adliye mahkemelerince CMK’nın 280/1-e,f bentleri kapsamında bozma kararı verildiğinde, yol gösterme amacıyla diğer bozma nedenlerine işaret edilmesinin de mümkün olduğunun düşünüldüğü, ayrıca mala zarar verme suçu yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması nedeniyle esastan incelenerek bozulmasına karar verilmesinin usûl ve yasaya uygun olmadığının kabul edilmesi gerektiği; bu doğrultuda hırsızlık suçundan verilen karar yönünden temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA,...