İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2009/387 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın 05.11.2022 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hale getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yokluğunda verilen 05.05.2015 tarihli kararın en son verdiği adresten taşındığından bahisle iade edildiği, sanığın MERNİS adresinin de olmadığı, bunun üzerine sanığa yapılan ilanen tebligatın Resmî Gazete ile yapıldığı, Resmî Gazete'nin resmi dairelere belli ve çok sınırlı abonelere gönderilmesi nedeniyle ilanın ilgilinin bilgisine en emin bir şekilde ulaştırılacak ve varsa...
2. Ceza Dairesi 2025/9399 E. , 2025/17435 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/387 E., 2015/209 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2009/387 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın 05.11.2022 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hale getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yokluğunda verilen 05.05.2015 tarihli kararın en son verdiği adresten taşındığından bahisle iade edildiği, sanığın MERNİS adresinin de olmadığı, bunun üzerine sanığa yapılan ilanen tebligatın Resmî Gazete ile yapıldığı, Resmî Gazete'nin resmi dairelere belli ve çok sınırlı abonelere gönderilmesi nedeniyle ilanın ilgilinin bilgisine en emin bir şekilde ulaştırılacak ve varsa tebliği çıkaran merciin bulunduğu yerde yayınlanan bir gazete ile yapılması gerekirken Resmî Gazete'de yaptırılması, evrak ve ilan suretlerinin mahkeme divanhanesine asıldığını belirleyen belgeye de rastlanmaması sebebiyle, tebligatın usûlsüz olduğu anlaşılmış ise de, sonradan sanık adına vekâletname sunan sanık müdafiinin 05.10.2022 tarihli dilekçesinde uzlaşma talebinde bulunması ve dilekçe içeriğinden sanık müdafiinin karardan haberdar olduğunun anlaşılması karşısında, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1. maddesince belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 05.11.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.