Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkil şirketle aralarında akdedilen mali müşavirlik sözleşmesi uyarınca 2017 yılının Nisan Mayıs ve Haziran aylarında müvekkil vakfın muhasebe iş ve işlemlerini yasal mevzuata uygun bir şekilde yapmak üzere görevlendirildiğini, muhasebe kayıtlarının davalı yanca usulüne uygun olarak tutulduğu düşüncesinde olan müvekkil şirket hakkında, 2018 yılı başında ...Genel Müdürlüğünce bir teftiş başlatıldığı, davalıya olan güven duygusu nedeniyle Muhasebe iş ve işlemlerinin yasal düzenlemelere ve usule uygun olduğunu düşünen müvekkilin, bu teftişin nedeni ve gerekçelerini araştırdığında kendisine teftiş gerekçesi olarak muhasebe kayıtlarında düzensizlikler bulunduğu yolunda bilgi verildiğini, Vakıflar Genel...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/639 Esas KARAR NO : 2019/146 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/05/2018 KARAR TARİHİ : 22/02/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkil şirketle aralarında akdedilen mali müşavirlik sözleşmesi uyarınca 2017 yılının Nisan Mayıs ve Haziran aylarında müvekkil vakfın muhasebe iş ve işlemlerini yasal mevzuata uygun bir şekilde yapmak üzere görevlendirildiğini, muhasebe kayıtlarının davalı yanca usulüne uygun olarak tutulduğu düşüncesinde olan müvekkil şirket hakkında, 2018 yılı başında ...Genel Müdürlüğünce bir teftiş başlatıldığı, davalıya olan güven duygusu nedeniyle Muhasebe iş ve işlemlerinin yasal düzenlemelere ve usule uygun olduğunu düşünen müvekkilin, bu teftişin nedeni ve gerekçelerini araştırdığında kendisine teftiş gerekçesi olarak muhasebe kayıtlarında düzensizlikler bulunduğu yolunda bilgi verildiğini, Vakıflar Genel Müdürlüğü Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından müvekkil şirkete 23/03/2018 tarih... sayılı bir yazı gönderildiği, bu yazıda kayıtların düzensiz olduğu, eşleşmeyen işlemlerin olduğu vs. olduğunun bildirildiği, müvekkilin 2017 yılı kayıtları için yeniden bir ücret ödeyerek başka bir mali müşavirle anlaşmak zorunda kaldığını, muhasebe kayıtlarının tamamen yeniden düzenlendiğini, toplam 2.117,65-TL gecikme zammı, vergi ziyaı cezası ile usulsüzlük cezaları ödenmek zorunda kalındığını belirterek toplam 1.650 -TL lik müvekkil vakıf zararının kusuru nedeniyle davalı tarafından tazminini talep etmiştir. Dava; taraflar arasında Mali Müşavirlik Sözleşmesi kapsamında gecikme zammı, vergi ziyaı cezası ile usulsüzlük cezaları ödenmek zorunda kalındığından bahisle uğranan zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi , mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan da...