DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2019 KARAR TARİHİ : 25/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile dava dışı borçlunun müvekkilinden kredi kullandığını davalının da bu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını borcun ödenmemesi üzerine icra takibine geçtiklerini davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirtmiş itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Davacı dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son toplantı tutanağını sunmuş incelenmesinde davalıya gönderilen tebligatın iade edildiği, davalının katılmadığı belirtilerek toplantıya son verildiği ertesi gün davanın açıldığı anlaşılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Eldeki dava kredi ve...
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/534 Esas KARAR NO : 2019/736 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2019 KARAR TARİHİ : 25/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile dava dışı borçlunun müvekkilinden kredi kullandığını davalının da bu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını borcun ödenmemesi üzerine icra takibine geçtiklerini davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirtmiş itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Davacı dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son toplantı tutanağını sunmuş incelenmesinde davalıya gönderilen tebligatın iade edildiği, davalının katılmadığı belirtilerek toplantıya son verildiği ertesi gün davanın açıldığı anlaşılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Eldeki dava kredi ve kefalet sözleşmelerine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı borcun ödenmediğini öne sürmüştür. TTK'nun 5/A maddesi ile konusu para alacağı olan ticari davalar için arabuluculuğa başvuru bir dava şartı olarak öngörülmüştür. Bilindiği üzere dava şartının yokluğu davanın usulden reddini gerektirir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi 7.maddesine göre arabulucunun yapacağı işlem "Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar." şeklinde hüküm altına alınmıştır. Aynı kanun uyarınca çıkarılan yönetmeli 24/3.maddesine göre "Arabulucu taraflara ulaşamaması hâlinde, ulaşmak için hangi yolları denediğini ve hangi sebeplerle ulaşamadığını son tutanakta belirtir." şeklinde hüküm oluşturulmuştur. Bunun yanında dava şartı olarak getirilmiş arabuluculuğun amacı dikkate alındığında şekli bir süreçten ziyade uyuşmazlıkların dava açılmadan sonuçlandırılmasının beklendiği görülmektedir. Bu amaca matuf olarak arabulucunun hem taraflar ulaşmak için her yolu denemesi hem de ulaştığı tarafları ikna etmek ve uyuşmazlığı çözmek üzere çaba harcaması gerekir. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde davalının arabuluculuk tutanağında sadece isim ve adresi bulunmaktadır. Toplantı ise davalıya çıkarılan tebligatın iade edilmesi nedeniyle sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Alacaklı ile borçlu arasındaki ilişkinin bir kredi sözleşmesi olması, alacaklı olan davacının borçlunun cep telefonu, kimlik numarası gibi her türlü bilgisine sahip olduğu göz önüne alındığında bu bilgilerin verilmemesi yahut arabulucuk bürosuna verilmiş olsa bile arabulucu tarafından bu imkanların kullanılmaması dava şartı olan arabuluculuğun gerçek anlamda...