DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2020 KARAR TARİHİ : 14/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; sigortalısının dükkanında davalının yaptığı çalışma nedeniyle su baskını olduğunu, ortaya çıkan zararın sigorta poliçesi kapsamında karşılandığını kendilerinin de sigortalıları yerine geçerek bu zararın rücuan davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ise ortaya çıkan zarardan sorumlu olmadıklarını ayırca davanın idari yargıda görülmesi gerektiğine yönelik itirazlarını sunmuştur. Ara buluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. İcra dosyasının incelenmesinde takibe itirazın 1 haftalık süresi içinde yapıldığı itirazın iptali davasının 1yıllık süresi içinde açıldığı...
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/233 Esas KARAR NO : 2020/494 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2020 KARAR TARİHİ : 14/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; sigortalısının dükkanında davalının yaptığı çalışma nedeniyle su baskını olduğunu, ortaya çıkan zararın sigorta poliçesi kapsamında karşılandığını kendilerinin de sigortalıları yerine geçerek bu zararın rücuan davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ise ortaya çıkan zarardan sorumlu olmadıklarını ayırca davanın idari yargıda görülmesi gerektiğine yönelik itirazlarını sunmuştur. Ara buluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. İcra dosyasının incelenmesinde takibe itirazın 1 haftalık süresi içinde yapıldığı itirazın iptali davasının 1yıllık süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Eldeki dava sigorta sözleşmesine dayalı rücuan alacak talebidir. Davacı sigortalısına ödeme yapmakla onun haklarına halef olmuş, sigortalısının sıfatı ile davalıya dava açmıştır. Bilindiği üzere dava şartları uyuşmazlığın esasına girmeden incelenmesi gereken hususlardır. Görev hususu da bu dava şartlarındandır. Davalı uyuşmazlık mahkemesi kararı sunarak eldeki olayda idari yargının görevli olduğunu öne sürmüştür. Gerçekten de Uyuşmazlık Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamında eldeki dava konusu ile hemen hemen aynı konuda verilen görevsizlik kararları sonrası dosya ele alınmış ve idare mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir. Ancak, diğer taraftan Yargıtay verdiği bir çok kararda (örneğin 17.HD 2016/5134 esas 2019/9960 karar ) davalımız gibi su ve kanalizasyon idarelerin haksız fiil iddialarına karşı özel hukuk tüzel kişileri gibi sorumlu olduklarını belirtmiş ve ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna hükmetmiştir. Açıklanan bu hususlara göre ortada çelişkili iki yüksek mahkeme kararı olduğu düşünülebilir. Ancak, uyuşmazlık mahkemesi kararın sorumluluğun dayanağı kamu hizmetinin görülmesi sırasında bu hizmet ile ilgili verilen zararlar iken Yargıtay kararlarındaki sorumluluğun dayanağı hizmetin görülmesinden ziyade var olan hizmet nedeniyle haksız fiil hükümleri ve bunlar nedeniyle doğan zararlardır. Bu halde ilgili uyuşmazlık mahkemesi kararı incelendiğinde yine bir su baskını neticesinde ortaya çıkan sorumluluğun kamu hizmetinin hatalı yürütülmesinden kaynaklandığı ve idare hukuku kurallarına göre çözümlenmesinin gerektiği belirtilmiştir. Somut olayımızda da aynı şekilde davalının görmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin sunumu sırasında bir zarar ortaya çıkmıştır. Bu halde bahsi geçen uyuşmazlığın adli yargıda değil idari yargıda çözümü gerekir. Açıklanan tüm bu hususlar dikkate alınarak dava yargı yolunun caiz olmadığı, idari yargının görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Eldeki uyuşmazlık idari...