Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dilekçede özetle: Davalının müvekkili bankaya karşı imzaladığı hem genel kredi sözleşmesi hem de kefalet sözleşmesi dolayısıyla sorumlu olduğunu, dava tarihi itibari ile müvekkili banka tarafından tazmin edilen ihtarnameye konu gayrinakdi kredi borcu miktarının ....-TL olduğunu, söz konusu borcun nakde dönüş- tüğünü ve bugüne kadar davalı tarafından ödenmediğini, dava tarihi itibariyle davalının ....-TL asıl alacak, ....-TL temerrüt faizi ve ....-TL BSMV olmak üze- re toplam ....-TL borcu bulunduğunu, ayrıca henüz tazmin edilmeyen ....-TL tutarında gayri nakdi kredi borcunun da olduğunu, bu bedelin müvekkili bankanın faiz getir- meyen bir hesabına nakden ve defaten bloke edilmesi gerektiğini belirterek toplam ....-TL'nin dava tarihinden itibaren asıl...
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/561 Esas KARAR NO : 2021/436 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 19/12/2017 KARAR TARİHİ : 24/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dilekçede özetle: Davalının müvekkili bankaya karşı imzaladığı hem genel kredi sözleşmesi hem de kefalet sözleşmesi dolayısıyla sorumlu olduğunu, dava tarihi itibari ile müvekkili banka tarafından tazmin edilen ihtarnameye konu gayrinakdi kredi borcu miktarının ....-TL olduğunu, söz konusu borcun nakde dönüş- tüğünü ve bugüne kadar davalı tarafından ödenmediğini, dava tarihi itibariyle davalının ....-TL asıl alacak, ....-TL temerrüt faizi ve ....-TL BSMV olmak üze- re toplam ....-TL borcu bulunduğunu, ayrıca henüz tazmin edilmeyen ....-TL tutarında gayri nakdi kredi borcunun da olduğunu, bu bedelin müvekkili bankanın faiz getir- meyen bir hesabına nakden ve defaten bloke edilmesi gerektiğini belirterek toplam ....-TL'nin dava tarihinden itibaren asıl alacağın %72 oranında temerrüt faizi ve BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ne borçlu ne de kefil sıfatıyla davacı bankanın talep ettiği borçtan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin sorumluluğunun yalnızca ipotek veren sıfatından kaynaklandığını, sözleşmeden kaynaklanan borcun borçlu şirket tarafından ödendiğini, müvekkilinin taşınmazı üzerine konulan ipoteğin de bu yüzden kaldırıldığını, davacı bankanın borçlu şirketten gerek nakdi gerek gayri nakdi alacaklarını tahsil edemediği için müvekkiline başvurulduğunu, talep edilen faiz oranının sözleşmeye uygun olmadığını, kaldı ki alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Verdiği ikinci cevap dilekçesi ile de; sözleşmede ne borçlu ne de kefil sıfatıyla imzasının olmadığını, ayrıca borcunu ... Bankası'ndan aldığı kredi ile 2011 yılında ödediğini belirtmiştir. Mahkememizce davalıya davacının dayandığı ... kefalet sözleşmesindeki imzayı inkar edip etmediği sorulmuş, "... tarihli müşterek borçlu ve müteselsil kefa- let şerhli başlıklı belgeyi müvekkil ... ipotek veren olarak imzalamıştır." ifadesini kullanmıştır. BAM ın kaldırma kararından önce mahkememizce dosya bilirkişiye verilmiş, alınan bilirkişi raporunda, dayanak genel kredi sözleşmesinde davalı kefilin çek karnelerinden doğa- cak banka alacaklarını ödeme yükümlülüğünü üzerine almadığını, esasen ... tarihin- de yürürlüğe giren 5941 sayılı kanun ile düzenlenen yasal yükümlülük ödemesi konusunun ... tarihli sözleşmeye konu olamayacağını, fekh edilen ipoteğe ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, tamamı karşılıksız kalan çek yaprakları sebebi ile ödenen yasal yükümlülük tutarlarının eski kefilden istenemeyeceği belirtilmiş, mahkememizce bu bilirkişi raporu doğ- rultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararının İstihafı üzerine Antalya ... Hukuk dairesi Davalının...