Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın ... Sigorta ... Himzetleri Ltd.Şti Karabük ... isimli işyerinde sigorta acenteliği yaptığı, katılan kuruma adına tecsilli ...plaka sayılı aracın, 2008-2009 ila 2009-2010 tarihleri arasında ... sigorta şirketi adına zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin ile ferdi kaza koltuk sigorta poliçelerini düzenlediği, kurumun bilgisi ve rızası dışında herhangi bir yasal gerekçe olmaksızın "mebdeinden iptal","satıştan iptal" gerekçelerle iptal ederek kurum tarafından yatırılan poliçe bedellerinin hesabına aktarılmasını sağlayarak ve bazı poliçelerde poliçe tanzimini zamanında yapmayarak kurumun fazla prim...
11. Ceza Dairesi 2021/19574 E. , 2025/4358 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/75 E., 2015/57 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın ... Sigorta ... Himzetleri Ltd.Şti Karabük ... isimli işyerinde sigorta acenteliği yaptığı, katılan kuruma adına tecsilli ...plaka sayılı aracın, 2008-2009 ila 2009-2010 tarihleri arasında ... sigorta şirketi adına zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin ile ferdi kaza koltuk sigorta poliçelerini düzenlediği, kurumun bilgisi ve rızası dışında herhangi bir yasal gerekçe olmaksızın "mebdeinden iptal","satıştan iptal" gerekçelerle iptal ederek kurum tarafından yatırılan poliçe bedellerinin hesabına aktarılmasını sağlayarak ve bazı poliçelerde poliçe tanzimini zamanında yapmayarak kurumun fazla prim parasını ödemesine sebebiyet verip haksız menfaat temin etme eylemi sırasında acente olarak faaliyet gösteren sanığın hukuki statüsünün tacir veya şirket yöneticisi ya da şirket adına hareket eden kişi kapsamında olduğu, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e maddesi yanında aynı Kanun'un 158/1-h maddesinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK'nın 158/1-e maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra TCK 43/1 maddesi uyarınca yapılan 1/4 artırım ve TCK 62/1 maddesi uyarınca yapılan indirim neticesi belirlenen 208 gün karşılığı adli para cezasının aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 208 gün karşılığı 20,00 TL üzerinden adli para cezasına çevrilirken sanığın 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerekirken maddi hata neticesi 4.060,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eleştiri dışında eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONAN...