Mahkemenin dosyadan el çektikten sonra 22.08.2022 tarihli ek karar ile ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hükmün kaldırılmasına ilişkin verdiği ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği...
2. Ceza Dairesi 2023/10345 E. , 2025/8450 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/41 E., 2022/281 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Mahkemenin dosyadan el çektikten sonra 22.08.2022 tarihli ek karar ile ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hükmün kaldırılmasına ilişkin verdiği ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin (Kapatılan Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin) 21.12.2010 tarihli ve 2009/725 Esas, 2010/1194 Karar sayılı ilâmında, ikinci kez tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu Kapatılan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/393 Esas, 2008/234 Karar sayılı ilâmına konu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1. maddesinde yazılı güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı ve bu suçtan uyarlama yargılaması yapılarak 17.02.2020 tarihli ek karar ile sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma sebebiyle düşürülmesine karar verildiği, bu sebeple bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilâmın bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kurulan hükümden tekerrür uygulanmasına ilişkin olan kısmın çıkartılması ile yerine “Sanığın adlî sicil kaydında yer alan İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin (Kapatılan Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin) 21.12.2010 tarihli ve 2009/725 Esas, 2010/1194 Karar sayılı ilâmındaki 3 yıl hapis cezası ile mahkûmiyet nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesi uyarınca birinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından, aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince hapis cezalarının mükerrirlere gö...