Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında bozma öncesinde kurulan hükümde Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/603 Esas, 2009/817 Karar sayılı mahkûmiyet kararının tekerrüre esas olduğu...
2. Ceza Dairesi 2023/28184 E. , 2025/11344 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/45 E., 2023/442 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında bozma öncesinde kurulan hükümde Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/603 Esas, 2009/817 Karar sayılı mahkûmiyet kararının tekerrüre esas olduğu kabul edilip tekerrür hükümleri uygulanarak sanığın birinci kez mükerrirliğine karar verildiği ve aleyhe bir temyiz istemi bulunmamasına rağmen, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda kurulan hükümde sanığın aynı ilâm tekerrüre esas alınmak suretiyle ikinci kez mükerrir olduğu belirtilerek 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılması, 2. Sanığın kazanılmış hakkı gözetilirken atıf maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/Son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan; hüküm fıkrasında 5237 sayılı 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden "hükmedilen cezanın İKİNCİ KEZ MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, 5275 yasanın 108/3.maddesi uyarınca koşullu salıverme hükümlerinin UYGULANMAMASINA," cümlelerinin çıkarılması ve sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine dair bölümde "CMK'nın 283." ibaresinin "1412 sayılı Kanun'un 326/Son" olarak değiştirilmesi suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.