SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un karar tarihinde yürürlükte bulunan 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve itiraz merciince gereğine tevessül edildiği ve kararın 11.09.2015 tarihinde itirazın reddi üzerine kesinleştiği, bu itibarla temyizin kapsamı dışında olduğu belirlenmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde...
11. Ceza Dairesi 2021/20363 E. , 2025/5845 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/350 E., 2014/428 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un karar tarihinde yürürlükte bulunan 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve itiraz merciince gereğine tevessül edildiği ve kararın 11.09.2015 tarihinde itirazın reddi üzerine kesinleştiği, bu itibarla temyizin kapsamı dışında olduğu belirlenmiştir.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, şikâyetçi ...'a ait olan ... Gıda İnş Oto San ve Tic Ltd Şti'ye ait olan ve 10.02.2009 tarihinde çalıntı ihbarı yapılıp 12.02.2009 tarihinde ödemeden men yasağı konulan 25 adet çekten suça konu olan bir tanesini bir şekilde ele geçirip lehdarı, hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ... olacak şekilde ve 12.600,00 TL bedelli ve 05.07.2009 keşide tarihli olarak düzenlediği, ... adına ciroladığı, akabinde kendisine ait B.S. Taah İnş Yapı ... şirketi adına cirolayıp katılan ...’e verdiği, katılanın çeki bankaya ibrazında çalıntı olduğunun anlaşıldığı olayda;
1. Sanığın 14.07.2009 tarihli kolluk beyanında; “... benim inşaatımda çalıştı, kendisine borcum olduğu için bu çeki 2009 yılı Nisan ayı başlarında kendisine ciro ederek verdim.”; katılan ...'in aynı tarihli kolluk beyanında; “...’nın inşaatının çatısını yaptım. Ben inşaatı 2009 yılı Mart ayı içerisinde bitirdim. Kendisinden 12.600,00 TL alacağım vardı. Bu alacağıma karşılık tam tarihini hatırlamıyorum ancak 2009 yılı Nisan ayının başlarında bu çeki verdi.”, keza katılan ...'in kovuşturma aşamasında 13.11.2014 tarihli duruşmada; “Ben ...'nın yanında çalışmıştım, çalışmamız karşılığında bana suça konu olan çekleri vermişti.” şeklindeki beyanları ile katılanın kardeşi tanık ... Macit'in 13.05.2014 tarihli duruşmada; “... ile bizim ticari ilişkimiz vardı Batıkentte inşaat işi yapmıştı, yaptığımız işe mukabil dava konusu olan 12.600 TL'lik çeki bize verdi.” şeklindeki anlatımları karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde borcun, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğduğundan söz edilemeyeceğine dair içtihat uyarınca işin bitirildiği tarih ile suça konu çekin verildiği tarih kesin olarak belirlenmesi keza, taraf...