Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takipte ... ...'nin borçlu olduğunu, bu kapsamda icra takibinde borçlu olarak gözüken Vedat Kalfa ve müvekkili ...'ın kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, borcun muhatabının ... AŞ'nin ...'na devredildiği de dikkate alındığında ...'nin hak sahibi olduğu iddia edilmiş olduğunu, taraflarınca söz konusu takibe süresi içinde itiraz edilmiş olsa da, Bankacılık Kanunu'nun 138inci maddesinin 4üncü fıkrasında belirtilen "Fonun alacaklı olduğu ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemini durdurmaz" hükmü gereği icra müdürlüğünce takibin...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/10 Esas KARAR NO :2024/251
DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:04/01/2024 KARAR TARİHİ:26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takipte ... ...'nin borçlu olduğunu, bu kapsamda icra takibinde borçlu olarak gözüken Vedat Kalfa ve müvekkili ...'ın kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, borcun muhatabının ... AŞ'nin ...'na devredildiği de dikkate alındığında ...'nin hak sahibi olduğu iddia edilmiş olduğunu, taraflarınca söz konusu takibe süresi içinde itiraz edilmiş olsa da, Bankacılık Kanunu'nun 138inci maddesinin 4üncü fıkrasında belirtilen "Fonun alacaklı olduğu ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemini durdurmaz" hükmü gereği icra müdürlüğünce takibin kesinleştirilmesine karar verilmiş ve müvekkilinin tüm malvarlığı üzerinde haciz uygulanmış olduğunu, takibe dayanak gösterilen, 17 Ağustos 2001 tarihli .... Noterliği tarafından düzenlenen ihtarnamede müvekkilinin ne şekilde borca muhatap olduğunun belirtilmemiş olduğunu, bunun yanında müvekkilinin borca kefil olduğunun taraflarına şifahen paylaşılmış olduğunu, hal böyleyken davalının Bankacılık Kanunu'ndaki lehine hükümleri suiistimal ederek müvekkilini haciz baskısı altında tutması, bu sebeple müvekkilinin ödeme yapmasını hukuka aykırı bir şekilde icbar etmesinin açıkça kötüniyetli olduğunu, bununla birlikte Bankacılık Kanunu'nda davalı lehine imtiyazlı hükümlerde bile zamanaşımı 20 sene olarak belirtilmiş olup, söz konusu 20 yıllık sürenin de 30 Temmuz 2019 tarihi itibariyle dolduğu, ihtarname keşide etmenin zamanaşımını kesmeyeceği, ihtarnamenin çekildiği tarihten itibaren 20 yıllık sürenin de 17 Ağustos 2021 itibariyle dolduğunun aşikar olduğunu, davalının müvekkilinin borçlu olmadığını, kefaletin süresinin bittiğini, kefalet sözleşmesi yürürlükte olacaksa bile ayrıca 10 yıllık zamanaşımının da dolduğunu bilebilecek konumda olduklarının açık olup, aksi düşünce hayatın olağan akışına aykırı olacağını, bu nedenle davalı tarafın aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, öncelikle müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için öncelikle teminatsız, Mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığı kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasını ve hacizlerin fekkini, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın %20sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü....