DAVANIN KONUSU: İİK'nin 89/3. maddesinden kaynaklanan menfi tespit KARAR TARİHİ: 28/05/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile dava dışı takip borçluları ... ve diğer dava dışı şirketler aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davacının takip borçlularından ...'ün eşi olması dışında dosya borcu ile hiçbir ilgisinin olmadığını, buna rağmen takip dosyasından 89 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacının adres değiştirmiş olmasıyla birlikte ikametgah naklinin yapılmamış olması nedeniyle haciz ihbarnamelerinin merniste gözüken ancak fiilen oturmadığı eski adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/1608 KARAR NO: 2024/832 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/03/2023 NUMARASI: 2022/181 (E) - 2023/202 (K) DAVANIN KONUSU: İİK'nin 89/3. maddesinden kaynaklanan menfi tespit KARAR TARİHİ: 28/05/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile dava dışı takip borçluları ... ve diğer dava dışı şirketler aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davacının takip borçlularından ...'ün eşi olması dışında dosya borcu ile hiçbir ilgisinin olmadığını, buna rağmen takip dosyasından 89 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacının adres değiştirmiş olmasıyla birlikte ikametgah naklinin yapılmamış olması nedeniyle haciz ihbarnamelerinin merniste gözüken ancak fiilen oturmadığı eski adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre yapıldığını, bu tebligatların usulsüz olduğunu, davacının adına yapılan tebligatlardan haberi olmadığından yasal süresi içerisinde haciz ihbarnamelerine itiraz edemediğini ve icra dosyasına borçlu olarak eklenip malvarlıklarına haciz konduğunu belirterek davacının takip alacaklısına borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin davacı yönünden iptaline, davacı hakkındaki takibin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına yada icra veznesine ödemek zorunda kalacağı paranın alacaklısına ödenmemesine, davacınını taşınmazlarına, banka hesaplarına, taşınırlarına konulan haciz, yakalama ve diğer işlemlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine ve alacak miktarının yüzde 20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda 2021/181 Esas - 2021/470 Karar sayılı kararla "Davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Dairemizce 2021/2054 Esas - 2022/195 Karar sayılı kararla davanın, İİK'nın 89/3. maddesi kapsamında açılan menfi tespit davası olduğu dikkate alınarak, tarafların delillerinin toplanması, değerlendirilmesi ve sonuca göre karar verilmesi amacıyla mahkeme kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece kaldırma kararındaki hususlar doğrultusunda işlem yapılmış ve ilk derece mahkemesince bu kez "Davanın süre yönünden usulden reddine" karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece uyuşmazlığın özü hakkında kesin bir karar verilmeden ihtiyati tedbirin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğun...