Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşma talebinin reddine karar...
2. Ceza Dairesi 2024/16705 E. , 2025/16097 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/348 E., 2024/325 K. SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sanıkların yetkilisi oldukları .. İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına karar verildikten sonra sanıkların 23.01.2013 tarihinde iflas müdürlüğüne davet edilerek sorgulamalarının yapıldığı ancak, şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmek üzere iflas müdürlüğüne teslim edilmesi gerektiği bildirilerek istendiği halde, yasal süresi içerisinde söz konusu defter ve belgeleri ihbar eden iflas müdürlüğüne teslim etmedikleri, bu nedenle sanıkların hileli iflas suçunu işlediği iddia edilen olayda; Sanıkların aşamalarda suçlamaları kabul etmedikleri, kendilerinin yetkili olmayıp diğer sanıkların yetkili olduklarını ve şirket işlerini yürüttüklerini belirttikleri, dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicili gazetesi kayıtları incelendiğinde; 3 Eylül 2007 tarihinde sanıklardan ...'un 5 yıl süreyle şirket müdürü olarak seçildiği ve münferiden atacağı imzasının temsil ve ilzama yeterli olduğu, 18 Ağustos 2009 tarihinde ...'un münferiden imza yetkisinin devam ettiği, diğer sanıklar ... ile ...'in müşterek olmak üzere 2 yıl süreyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, 24 Temmuz 2012 tarihinde ...'un münferit imza yetkisinin iptal edildiği, şirket müdürü olarak 10 yıl süreyle ... ile ...'un atandığı ve ...'ın münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunun anlaşıldığı, kayıtlara göre iflas kararının verildiği 31.10.2012, sanıkların iflas dairesi tarafından sorgusunun yapıldığı 23.01.2013 tarihinde sanıklardan ...'in şirket yetkilisi olmadığı, yine o tarihte şirket ortaklarından ...'un münferit imza yetkisinin iptal edilmiş olduğu, şirket müdürü olarak ... ve ...'un atandığı ve sanıklardan ...'ın münferiden şirketi temsile yetkili olduğunun anlaşıldığı, .. 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 22.05.2024 tarihli bilirkişi raporu alındığı, raporda şirketin yönetiminin basiretli tacir olarak davranmadığı, iyi niyet kurallarını ihlal ettiği, şirke...