İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2009 tarihli ve 2004/648 Esas, 2009/798 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesinin gerektiği, aksi halde 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, tebliğ edilemeden tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine mahkemece daha önce Kanun'un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmamış adresine aynı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin...
2. Ceza Dairesi 2024/16603 E. , 2025/16682 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2004/648 E., 2009/798 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2009 tarihli ve 2004/648 Esas, 2009/798 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesinin gerektiği, aksi halde 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, tebliğ edilemeden tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine mahkemece daha önce Kanun'un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmamış adresine aynı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmış ise de; adlî sicil kaydında yapılan incelemede, sanık hakkında verilen hükmün tebliği ve kesinleşmesi sonrasında işlenen suçlar nedeniyle yapılan yargılamada adlî sicil kaydının okunduğu, böylelikle sanığın bahse konu suçtan haberdar olduğu ve temyiz süresinin en geç bu tarihlerden itibaren başlayacağı anlaşıldığından, sanığın yokluğunda verilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz etmesi karşısında, süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.