Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından ... sayılı "... ve... sayılı "..." ibareli markaların 2015 yılında tescil edildiğini, markaların tescil edildikleri tarihten bu yana 8 yıl geçmiş olmasına karşın davalı şirket tarafından kullanılmadığını, müvekkili şirket ... Sigorta'nın SMK kapsamında menfaati zarar gören kişi konumunda olduğundan huzurdaki davada taraf sıfatını haiz olduğunu, davalı tarafından dava konusu markaların 2015 yılından bu yana tescil edildikleri ... sınıfta ciddi bir biçimde kullandığına dair hiçbir dayanak bulunmadığını belirterek dava konusu markaların iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1948 yılında kurulduğunu, bankacılık sektöründe faaliyet...
T.C. İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/166 Esas KARAR NO : 2024/129
DAVA : Marka İptali DAVA TARİHİ : 11/09/2023 KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından ... sayılı "... ve... sayılı "..." ibareli markaların 2015 yılında tescil edildiğini, markaların tescil edildikleri tarihten bu yana 8 yıl geçmiş olmasına karşın davalı şirket tarafından kullanılmadığını, müvekkili şirket ... Sigorta'nın SMK kapsamında menfaati zarar gören kişi konumunda olduğundan huzurdaki davada taraf sıfatını haiz olduğunu, davalı tarafından dava konusu markaların 2015 yılından bu yana tescil edildikleri ... sınıfta ciddi bir biçimde kullandığına dair hiçbir dayanak bulunmadığını belirterek dava konusu markaların iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1948 yılında kurulduğunu, bankacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, zamanla Türkiye'nin en büyük şirketlerinden biri haline geldiğini, davacı şirketin davayı ikame etmekte herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, davacının kendi markalarını sorunsuz kullandığını ve herhangi bir uyuşmazlık olmadığını, müvekkilinin dava konusu markaları aktif olarak kullandığını, buna ilişkin delillerin dava dilekçesinde sunulduğunu, davacının marka iptali için ileri sürdüğü nedenlerin oluşmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememize sunulan 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... ibareli sözcük markası ile ... sözcük markalarının " ..., ... ve ... sözcükleri tanımlayıcı sözcükler olduğunu ve sözcüklerin bir bütün halinde kullanıldıklarında dahi bankacılık hizmetini tanımlayıcı nitelikte olduğunu, bu nedenle, tanımlayıcı sözcüklerin tek başına veya ikisi birlikte kullanılsa da kullanıldığına dair ciddi kullanım olduğuna dair bir delil dosyaya sunulmadığını, internette yapılan incelemede markalar 2 defa KAP açıklamasında bir defa davalının internette yayınladığı marka listesinde tespit edilmediğini, bu itibarla, tanımlayıcı sözcüklerden müteşekkil markanın bir mal veya hizmetinin kaynağını gösterecek şekilde kullanımının ortalama banka müşterisinin anlayacak şekilde yapması, markasal kullanım olarak adlandırılabileceğini, davaya konu markaların marka hukukunda aranan mal veya hizmetin kaynağını gösterecek şekilde kullanımı beş yıldan fazla kesintsiz kullanım yaptığına dair delil tespit edilmediği, davalının dava konusu markaları tescil ettrdiği hizmetlerde SMK m. 9 hükmene göre en son ciddi kullanımını 2015 tarihinde yaptığını daha sonra kullanımının ispat edilemediği analaşıldığından, SMK m. 9 hükmüne göre her iki marka için iptal şartlarının yerine geldiği söylenebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. KANAAT VE GEREKÇE 6769 sayılı SMK'nun 9.maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan...