İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 30.07.2018, 03.08.2018 ve 07.08.2018 tarihlerinde ayrı ayrı 10'ar adet çift katlı semi treyler satışı ve teslimini içeren satış sözleşmeleri akdedildiğini, akdedilen satış sözleşmelerine konu satış bedelleri de yine sözleşmede belirlendiği ve taraflarca kabul edildiğini, taşıt satışlarının döviz üzerinden kararlaştırılamayacağına ilişkin düzenlemenin yürürlüğe girmesinin akabinde müvekkilleri tarafından davada şirkete yapılan makul ve hakkaniyete uygun teklif davalı tarafından iyi niyete aykırı şekilde kabul görmediğini, 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı kapsamında tarafların anlaşması esas olup Türk Lirası...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/437 KARAR NO: 2024/1159 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/10/2021 DOSYA NUMARASI: 2019/428 Esas - 2021/780 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/07/2024 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 30.07.2018, 03.08.2018 ve 07.08.2018 tarihlerinde ayrı ayrı 10'ar adet çift katlı semi treyler satışı ve teslimini içeren satış sözleşmeleri akdedildiğini, akdedilen satış sözleşmelerine konu satış bedelleri de yine sözleşmede belirlendiği ve taraflarca kabul edildiğini, taşıt satışlarının döviz üzerinden kararlaştırılamayacağına ilişkin düzenlemenin yürürlüğe girmesinin akabinde müvekkilleri tarafından davada şirkete yapılan makul ve hakkaniyete uygun teklif davalı tarafından iyi niyete aykırı şekilde kabul görmediğini, 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı kapsamında tarafların anlaşması esas olup Türk Lirası üzerinden anlaşma sağlanabileceği iyi niyetle davalıya bildirilmesine rağmen davalı şirket tarafından bu taleplerinin kabul edilmediğini, davalının açık tehdidi karşısında müvekkilleri şirket tarafından mecburi olarak davalı şirket arzusuna göre faturalar kesildiyse de bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirkete ihtaren bildirildiğini, faturaların davalının arzusuna göre düzenlendiği davalı şirketin faturalar haricinde 30.07.2018, 03.08.2018 ve 07.08.2018 tarihli satış sözleşmelerinden kaynaklanan 23.11.2018 tarihi itibariyle bakiye 386.192 TL daha borcu olduğunu, verilen sürede ödenmemesi halinde alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtaren bildirildiğini beyanla öngörülemeyecek zararların davalı şirket tarafından müvekkillerine yükleneceği tehdidi karşısında müvekkillerinin öngörülemeyecek zararlara rücuen muhatap olmaması için müvekkilleri tarafından eksik kesilmek zorunda bırakılan faturalardan ve taraflar arasında akdedilen satış sözleşmelerinden doğan 386.192,00-TL'nin fatura kesim tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmedeki yetki şartı gereği İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasındaki satışa konu yarı römork cinsi aracın eser niteliğinde olmadığını, sözleşme ve tescil belgesine göre taşıt vasfında olduğunu, söz konusu sözleşme konusu taşıtların bedellerinin faturada belirtildiği üzere TL cinsi ödemelerinin yapıldığını, davacı şirkete borçlarının kalmadığını bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 28/10/2021 tarih ve 2019/428 Esas - ...