Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 07/01/2011 tarihinden bu yana davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin ortaklığın başladığı tarihten bu güne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaklardan bilgi alamadığını, kar dağıtımı yapılmadığını, şirket bilançolarının gösterilmediğini ve şirketin ticaret sicilde kayıtlı adreste faaliyette olmadığını tespit ettiğini, bu nedenle müvekkilinin haklı sebeple şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, şirketin faaliyet konusundan uzaklaştığını, sürekli zarar ettiğini, malvarlığının israf ediliğini, hakkında icra takipleri açıldığını, bu durumunda müvekkilinin aile birliğini tehdit eder konuma getirdiğini, limited şirket faaliyetinin tamamen durduğunu, ortaklık mevcudunun kalmadığını, şirket...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ Esas KARAR NO : 2024/
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 2- ... - ...
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 19/03/2024 KARAR TARİHİ : 11/07/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 07/01/2011 tarihinden bu yana davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin ortaklığın başladığı tarihten bu güne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaklardan bilgi alamadığını, kar dağıtımı yapılmadığını, şirket bilançolarının gösterilmediğini ve şirketin ticaret sicilde kayıtlı adreste faaliyette olmadığını tespit ettiğini, bu nedenle müvekkilinin haklı sebeple şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, şirketin faaliyet konusundan uzaklaştığını, sürekli zarar ettiğini, malvarlığının israf ediliğini, hakkında icra takipleri açıldığını, bu durumunda müvekkilinin aile birliğini tehdit eder konuma getirdiğini, limited şirket faaliyetinin tamamen durduğunu, ortaklık mevcudunun kalmadığını, şirket ortaklığından ayrılmak isteyen müvekkilinin diğer ortağa hiçbir şekilde ulaşamadığını, ortaklar arasında güven ilişkisinin sona erdiğini, güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlıkların meydana geldiğini, şirketin sürekli olarak zarar ettiğini, yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaatinin güçlendiğini belirterek TTK hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile, Davacı tarafın şirketin iş ve işleyişiyle ilgili müvekkili ve diğer ortaklardan bilgi alamadığı, şirkete ait bilançoların tarafına gösterilmediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, şirketin kuruluşundan bu yana ortaklar arasında sürekli veri akışı olduğunu, tüm şirket envanter, bilgi, belge ve kayıtların ortakların incelemesine ve denetimine bırakıldığını ancak davacının bu yönde bir girişimi olmadığını, bu konuda şirket müdürüne ya da genel kurul gündemine yazılı bir talepte bulunmadığını, kendisine gerekli bilgilendirmenin yapılmadığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın şirket ortaklığının gerektirdiği özen ve sorumluluklarını yerine getirmekten imtina ettiğini, şirketin kurulduğu tarihten bu yada şirketin tüm işlemlerine kayıtsız kaldığını, şirket itibarını sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından davacının payı alınmak sureti ile davacının ortaklığının sona erdirilmesinin amaçlandığını ancak davacı tarafın bu duruma karşı gelerek pay devrini kabul etmediğini, şirketin kar edemeden idarece 2011 yılında resen t...