Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... (...), diğer müvekkilleri ... ile ... müşterek çocuğu olduğunu, davalı ... Şirketinin Kadın Doğum Uzmanı Dr. ... ... poliçe no'lu, davalı ... AŞ'nin ise Kadın Doğum Uzmanı ... ... poliçe no'lu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçelerini tanzim ederek tarifede belirlenen toplam 800.000 TL'lik teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluklarını üstlendiğini, davacı ... hamileliği boyunca davalıların sigortalıları...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/702 KARAR NO : 2024/1133 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2020 NUMARASI : 2016/259 E. - 2020/911 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... (...), diğer müvekkilleri ... ile ... müşterek çocuğu olduğunu, davalı ... Şirketinin Kadın Doğum Uzmanı Dr. ... ... poliçe no'lu, davalı ... AŞ'nin ise Kadın Doğum Uzmanı ... ... poliçe no'lu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçelerini tanzim ederek tarifede belirlenen toplam 800.000 TL'lik teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluklarını üstlendiğini, davacı ... hamileliği boyunca davalıların sigortalıları doktorlar tarafından takip edildiğini, ne var ki, anılan doktorların genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu, down sendromunun hamilelikte teşhis edilemediğini, küçük Ilgaz'ın da down sendromlu olarak doğduğunu, bağlayıcı ve sınırlayıcı olmamak üzere davalıların sigortalıları doktorların tıbbi kötü uygulamalarının, bilgilendirmeme, aydınlatılmış rıza (onam) almama, teşhiste kusur, ileri testleri önermeme, ultrason kullanımında ihmal, ultrason bulgularını değerlendirmeme, konsültasyon istememe, CVS/ Amniosentez yapmama olarak sayılabileceğini, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre hasta-hekim ilişkisinin vekalet sözleşmesi kapsamında olduğunu, doktorun yüksek özen borcu altında olduğunu, hastanın müterafik kusuru bulunmadıkça gerçekleşen zarardan en hafif kusurundan dolayı zararın tamamından sorumluluğu bulunduğunu, down sendromunun, hayat boyu devam eden bir işgöremezlik hali olup öncelikle müvekkili ... bu işgöremezlik hali nedeniyle maddi zarara uğradığını, dahi bizzat bu acıyı yaşam boyu çekecek olması nedeniyle de manevi zarara uğradığını, keza, TBK'nın 56/2 hükmü kapsamda artık bedensel zarara düçar olan kimsenin yakınlarına da manevi tazminat ödeneceğinin yasal olarak öngörüldüğünü, bu kapsamda müvekkilleri anne ... ve baba ... hayat boyu çocuklarını down sendromlu olarak görerek acı çekmeye devam edeceklerini, neticede, davalıların sigortası olan doktorların tıbbi kötü uygulaması sonucu bebeğin down sendromlu olduğunun saptanamadığını ve doğumdan sonra down sendromlu olduğunun anlaşıldığını, bağlayıcı ve sınırlayıcı olmamak üzere, ... işgöremezlik (sakatlık ve/veya özürlülük) oranının gerçekte çok daha yüksek olmakla birlikte, 03.06.2015 tarihli, Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile %71 olarak tespit edildiği...