MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 05/04/2024 tarihli ara karar NUMARASI: 2024/248 Esas DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 12/07/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ... adına kayıtlı gayrimenkullere ve araçlara, aynı zamanda bu davalıların borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 05/04/2024 tarihli ara kararında; davacının ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmediğini, bu konuda mahkemeye kanaat verecek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/1331 KARAR NO: 2024/1037 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 05/04/2024 tarihli ara karar NUMARASI: 2024/248 Esas DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 12/07/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ... adına kayıtlı gayrimenkullere ve araçlara, aynı zamanda bu davalıların borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 05/04/2024 tarihli ara kararında; davacının ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmediğini, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesinin yeterli kabul edileceğini, davacı tarafından iddia olunan zararın, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiğini, dava dilekçesi incelendiğinde dilekçe ekinde müvekkile ait kaza sonrası %10 oranında maluliyet oranı oluştuğuna dair heyet raporu, kazaya ait davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna dair kusur raporu ve diğer tüm delillerin dosyaya ibraz edildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanunun 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacının tazminat talepleri haksız eylemin (trafik kazasının meydana geldiği) gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil (davacının yaralandığı) tarihi itibarıyla davacının maddi manevi tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir. Dosyanın incelenmesinde; bu aşamada davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli-geçici iş göremezlik, kazanç kaybı, tedavi yol giderleri, ekonomik geleceğin sarsılması zararının miktarı belli değ...