Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaşı oldukları 368, 4 49... parsel sayılı taşınmazları 1996 yılında yapmış oldukları fiili taksime göre kullandıklarını, paydaşlardan davalı ...'nin mevcut tüm paylarını çocukları olan diğer davalılara temlik ettiği hâlde yerleri kullanmaya devam ederek taksimle fiilen belirlenen sınırları bozduğunu ve kendilerine bırakılan bir kısım yerdeki fındık ağaçları ile sebzeleri sökerek tarla yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, taksime göre belirlenen kısımlara el atmanın...
7. Hukuk Dairesi 2025/4941 E. , 2025/5536 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/103 E., 2025/149 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaşı oldukları 368, 4 49... parsel sayılı taşınmazları 1996 yılında yapmış oldukları fiili taksime göre kullandıklarını, paydaşlardan davalı ...'nin mevcut tüm paylarını çocukları olan diğer davalılara temlik ettiği hâlde yerleri kullanmaya devam ederek taksimle fiilen belirlenen sınırları bozduğunu ve kendilerine bırakılan bir kısım yerdeki fındık ağaçları ile sebzeleri sökerek tarla yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, taksime göre belirlenen kısımlara el atmanın önlenmesi, ürün kaybı ve zararı sebebi ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda fiili taksim yapılmadığını, istenilen tazminatın somut verilere dayanmadığını ileri sürerek haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.05.2011 tarihli ve 2009/151 Esas, 2011/185 Karar sayılı ilâmı ile "taraflar arasında ihtilaf konusu olan 368,4 49... parsel sayılı taşınmazların Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/258 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasına konu edildiği ve dosyanın 2005/220 sayısı ile karara çıktığı, ortaklığın giderilmesi davasında verilen kararın tarafların rızai taksim iddialarını da kapsar şekilde gayrimenkul müşterekleri arasında ihtilafı kati çözücü mahiyette bulunduğu, bu aşamadan sonra müşterek veya iştirak hâlinde mülkiyete tâbi gayrimenkul ortaklarının yapması gerekenin ortaklığın giderilmesi kararının infazını sağlamak iken üzerinde ihtilaflar mahkeme kararı ile çözülmüş olan gayrimenkulun yeniden dava konusu yapılmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 26.05.2011 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.11.2012 tarihli ve 2012/8384 Esas, 2012/12193 Karar sayılı ilâmında; "..Mahkemece, çekişmeye konu taşınmazlarla ilgili Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/258 Esas sayılı dosyasından görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen kararın taraflar arasındaki ihtilafları kati nitelikte çözücü mahiyette bulunduğu ve yeniden dava konusu yapılmasının doğru olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, davacılar ile dava dışı paydaşlar tarafından ortaklığın giderilmesi istekli açılan dava neticesinde Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.04.2005 tarihli ve 2002/258 Esas, 2005/22...