MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/05/2024 NUMARASI: 2024/274 Esas, (Derdest) DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/09/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taşeron şirket, davalı yüklenicinin dava dışı arsa sahibi ile yaptığı KKİS'nin inşaat yapım işini üstlendiğini, davalı ile aralarında adi yazılı sözleşme yaptıklarını, davalının bu sözleşmeye aykırı davrandığını ve yapılan sözleşmeye göre kendisine verilecek olan 1 nolu villanını tapusunun devrinin yapılmadığını, öncelikle tapu iptal ve tescil talep ettiklerini, bunun mümkün olmaması halinde hak edişten...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1020 KARAR NO: 2024/898 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/05/2024 NUMARASI: 2024/274 Esas, (Derdest) DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/09/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taşeron şirket, davalı yüklenicinin dava dışı arsa sahibi ile yaptığı KKİS'nin inşaat yapım işini üstlendiğini, davalı ile aralarında adi yazılı sözleşme yaptıklarını, davalının bu sözleşmeye aykırı davrandığını ve yapılan sözleşmeye göre kendisine verilecek olan 1 nolu villanını tapusunun devrinin yapılmadığını, öncelikle tapu iptal ve tescil talep ettiklerini, bunun mümkün olmaması halinde hak edişten kalan bakiye alacakları ,1 nolu villanını güncel değeri, bundan uğranılan zarar, yoksun kalınan kar ve kazanç kaybı ile birlikte tedbiren davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazlara tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, işlerin % 50'si bile bitirilmediğini, haksız yere alacak istendiğini, taşınmazları zamanında bitirip teslim etmediğini ve eksik yaptığını, bir kısmına hiç başlamadığını, delil tespiti yaptırdıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece verilen 17.05.2024 tarihli ara karar ile; talebe konu 1 nolu villa üzerine 400.000,00 TL teminat karşılığında tedbir konulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili 1 hafta sürede teminatı yatıramaması sebebiyle ek süre verilmesi ve teminatsız olarak tedbir kararı verilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece verilen 30.05.2024 tarihli ara kararı ile; HMK 393/1 de belirtilen süresinin kanundan kaynaklandığı, uzatılamayacağı belirtilerek süre uzatım talebinin reddine, ayrıca temantsız tedbir talebinin de; haksız çıktığı taktirde karşı tarafın zararı karşılanması gerektiği gerekçesiyle reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili istinafında; mahkeme ara kararında sürenin kesin olduğu belirtilmediğini,. ayrıca alacağın belli olduğunu, teminat gerekmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı Kanun'un 390/3 maddesinde, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandıgı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. HMK'nın 393/1 maddesine...