Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılarak 3. şahıs olan müvekkiline 89/3'e dayalı olarak borçlu olarak eklendiğini, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığını, ihbarname tebliğinin usulsüz olduğunu, müvekkilinin yaşı ve hastalığı nedeniyle kısıtlı olduğunu, tebliğin muhtara yapılması, hastalığı ve güçsüzlüğünden faydalanılarak icra takibi başlatılmasının etik ilkelerine uygun olmadığını, bir çocuğun annesinden alacaklı olması hayatın olağan akışına uygun olmadığını, müvekkilinin kısıtlı olduğuna dair heyet raporunu sunduklarını belirterek menfi tespit davasının kabulü ile müvekkillerinin davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2024/1468 KARAR NO: 2024/1524 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 02/04/2024 NUMARASI: 2024/310 Esas - 2024/336 Karar DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 20/09/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılarak 3. şahıs olan müvekkiline 89/3'e dayalı olarak borçlu olarak eklendiğini, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığını, ihbarname tebliğinin usulsüz olduğunu, müvekkilinin yaşı ve hastalığı nedeniyle kısıtlı olduğunu, tebliğin muhtara yapılması, hastalığı ve güçsüzlüğünden faydalanılarak icra takibi başlatılmasının etik ilkelerine uygun olmadığını, bir çocuğun annesinden alacaklı olması hayatın olağan akışına uygun olmadığını, müvekkilinin kısıtlı olduğuna dair heyet raporunu sunduklarını belirterek menfi tespit davasının kabulü ile müvekkillerinin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip nedeni ile %20den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; görevli mahkemesinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar davacı ile müvekkili arasındaki uyuşmazlığın Asliye Hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesi ile söz konusu dava hakkında görevsizlik kararı verilmiş ise de işbu görevsizlik kararının usule ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu uyuşmazlık asliye hukukun görev alanına girmediğini, müvekkilinin bir ticari işletme olduğunu, TKK gereği söz konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava, İİK 89. madde kapsamında gönderilen haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde cevap verilmemesi üzerine açılan menfi tespit davasıdır. Somut olayda; davacı ...'ye ait nüfus kaydından, yargılama sırasında 10/04/2024 tarihinde öldüğü, mirasçılarının yargılama aşamasında davaya dahil edilmeksizin, ölmeden evvel verilen vekaletnameye istinaden davacı vekili ile davaya devam edilip, işin esasına girilerek yazılı şekilde, ölü kişi hakkında hükü...