Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2022/434 · K. 2024/1548
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2022/434 K. 2024/1548

E. 2022/434K. 2024/154825 Eylül 2024
tazminattrafik kazasımaluliyet raporumaddi tazminatbilirkişi raporusağlık kurulu raporumaddi zararcismani zarariptal kararıistinaf başvurusunun kabulübedensel zarartazminat davası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 25/09/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 27.02.2016 günü saat 15:30 sıralarında müvekkili ...'ya (%50 zihinsel engelli) karşıdan karşıya geçmek istediği esnada sürücüsü ve plakası tespit edilememiş aracın çarpması neticesinde müvekkili ...'nun ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin bu vaziyette araca alınıp bir noktaya kadar götürüldüğünü, sonrasında hastaneye götürülmeden yolda bırakıldığını, kazanın meydana gelmesinde tespit edilememiş araç sürücüsünün asli ve tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurun bulunmadığını, kaza ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/82349 numaralı dosya...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/434 KARAR NO: 2024/1548 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI: 2017/1170 Esas - 2021/971 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 25/09/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 27.02.2016 günü saat 15:30 sıralarında müvekkili ...'ya (%50 zihinsel engelli) karşıdan karşıya geçmek istediği esnada sürücüsü ve plakası tespit edilememiş aracın çarpması neticesinde müvekkili ...'nun ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin bu vaziyette araca alınıp bir noktaya kadar götürüldüğünü, sonrasında hastaneye götürülmeden yolda bırakıldığını, kazanın meydana gelmesinde tespit edilememiş araç sürücüsünün asli ve tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurun bulunmadığını, kaza ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/82349 numaralı dosya üzerinden soruşturma yürütüldüğünü ve şüpheli veya şüphelilerin tespit edilememiş olması nedeniyle 03.06.2016 tarihinde, haklarında daimi arama kararı çıkarıldığını, müvekkilinin uğramış olduğu bedensel zararlar neticesinde, geçici ve sürekli iş göremezliği ile yaşam boyu bakım ve bakıcı giderine ilişkin maddi zararların ...nca karşılanmasının yasa gereği olduğunu, ...'na 08.12.2017 tarihinde yapılan başvuruya karşılık herhangi bir cevap alınamadığını belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik için 100,00 TL, geçici iş göremezlik için 100,00 TL ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı gideri için 100,00 TL olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 17/11/2021 tarihli ıslah dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminat talebini 1.049,47 TL'ye, geçici bakıcı gideri tazminat talebini 260,20 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminat talebini 25.146,35 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; KTK'nın 97.maddesi gereği, dava açmadan önce müvekkili kuruma eksik belgeler ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı - bakım gideri kalemlerinin teminat dışında olduğunu, vekil edeninin sorumluluğunun plakası tespit edilemeyen motorlu araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücünün ve davacının varsa asli ve müterafik kusuru, yine davacının trafik kazasından kaynaklı sürekli maluliyet oranının belirlenmesinin gerektiğini, davanın açılmasına sebep olunmadığından faiz ile ilgili taleplerinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 1...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 4

2– 13/8/1999 tarihli ve 4446 sayılı Kanunun hükmüdür.

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2024/1911 · K. 2024/1544

25 Eylül 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2022/293 · K. 2024/1546

25 Eylül 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2024/1785 · K. 2024/1564

25 Eylül 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2024/1788 · K. 2024/1563

25 Eylül 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2022/489 · K. 2024/1530

25 Eylül 2024